Vera nedir, Vera ne demek

Vera; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Durmadan.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Gerçek, hakiki.

Vera ile ilgili Cümleler

  • Verandanın üzerine bir şey düştü ama onun ne olduğunu göremedim.
  • Ali verandada oturuyordu.
  • Verandadan dökülen kirleri süpürdü.
  • Ali bir veranda mobilya getirdi.
  • Ali verandada oturdu ve çay içti.
  • Dışarıda verandada yiyebileceğimizi düşündüm.
  • Ali arka verandada tek başına dans ediyordu.
  • Ben öğleden sonraları sık sık verandanın üstüne oturup okurum.
  • Verandada bir masan var mı?
  • Verandada bekleyelim.
  • Sabah kahvaltısı için veranda yemeği Fransa'nın kentsel alanlarında yaygın olarak uygulanmaktadır.
  • Ali verandada oturmuş, gazete okuyor.
  • Verandaya git.

Vera kısaca anlamı, tanımı

Konjugata vera : Dikey çap

Kosta vera : Gerçek kaburgalar.

Polisitemi vera : Birincil polisitemi.

Veral : “Ver ve al” anlamında kullanılan bir isim”.

Veram : Değilmiki, mademki.

Veran : İyesiz ev. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için. Viran, eski.

Verane : Virane. Virane, yıkık, köhne.

Verapamil : Fenilalkilamin türevi kalsiyum antagonisti ilaç.

Veraş : Arıcılıkta, dik yamaçlara bakan ve kovan kurmaya elverişli olan ağaç.

Veratoksijenik escherchia coli : Veratoksin salgılayan Escherchia coli suşları. Bu suşlar epitel hücre yüzeyine yapışır ve yerel veya sistemik etki gösteren sitotoksinler üretir.

 

Veratrin alkoloitleri : Ak çöpleme bitkisinden elde edilen ve baroalmaçları uyararak beyin sapındaki vazomotor merkezi baskılayan, kalple ilgili vagus çekirdeğinin uyarılmasına neden olarak da kan basıncında ve kalp atış sayısında azalmaya neden olan ayrıca, kusma merkezini de etkileyerek kusmaya neden olan veratrin, jervin, protoveratrin ve benzerleri alkaloit yapısındaki maddeler.

Veratrin zehirlenmesi : Yapısında çeşitli veratrum alkaloidleri içeren akçöpleme bitkilerinin hayvanlar tarafından yenilmesiyle veya veratrinin kusturucu veya kan basıncını düşürmek için kullanıldığı durumlarda doz aşımı durumlarında oluşan; kalp-damar, solunum sistemiyle sinir lifleri ve iskelet kaslarındaki almaçları etkiyerek etkisini oluşturan, hayvanlarda tükürük salgısı artışı, kusma, sürgün, işeme, uyarılar ve çırpınmalar gibi bozukluklara neden olan bir zehirlenme tipi.

Veratrol : Formülü C6H4(OCH3)2, e.n. 21-22 °C, yoğunluğu 1,084 g/mL olan, alkol ve eterde çok, suda az çözünen, ilaç sanayiinde antiseptik olarak kullanılıan renksiz sıvı bir madde.

Veranda : Camlı taraça. Üstü kapalı ve çevresi camlı balkon.

 

Veraset : Kalıtım. Mirasta hak sahibi olma.

Veraset ilamı : Bir kimsenin, bir miras bırakanın mirasçısı olduğunu gösteren ve mahkemeden alınan resmî belge.

Veraset ve intikal vergisi : Ölenin vârislerine kalan mal ve paradan alınan vergi.

Durmadan : Ara vermeden, kesintisiz, sürekli.

Hakiki : Gerçek. Niteliği değişmemiş, aslına uygun olan.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Diğer dillerde Venüs sepeti anlamı nedir?

İngilizce'de Venüs sepeti ne demek ? : venus's flower basket