Veracity türkçesi Veracity nedir

Veracity ingilizcede ne demek, Veracity nerede nasıl kullanılır?

Veracities : Dürüstlük. Gerçeklik. Doğruculuk. Hakikat. Doğruluk. Gerçek.

Veracious : Gerçek. Sadık. Doğrucu. Gerçeğe uygun. Doğru sözlü.

Veraciously : Doğrucu bir şekilde. Samimice. Sadık bir biçimde. Doğru olarak. Samimi bir şekilde. Dürüst bir şekilde. Gerçek olarak. Gerçek bir şekilde.

Veraciousness : Doğruculuk. Gerçek olma durumu. Doğru olma durumu. Gerçeklik. Dürüst olma durumu.

Veracruz : Meksika'nın doğusunda bir eyalet. Verakruz (meksika) eyaletinin başkenti ve bir liman.

Overachieving : Beklenilenden daha başarılı olmak. Beklenilenden fazlasını başarmak.

Overactive : Aşırı aktif. Aşırı faal. Abartılı bir hareketlilik. Son derece aktif. Fazla aktif. Çok meşgul (beyin-vücut).

Overact : Abartmalı bir şekilde oynamak. Abartılı oynamak. Abartılı rol yapmak. Abartmalı bir şekilde oynamak (rolü).

Overacts : Abartmalı bir şekilde oynamak (rolü). Abartılı oynamak. Abartılı rol yapmak.

Overachieve : Beklenilenden daha başarılı olmak. Beklenilenden fazlasını başarmak.

İngilizce Veracity Türkçe anlamı, Veracity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Veracity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Evenness : Tarafsızlık. Düzlük. Huzur. Eşitlik. Düz oluş. Aynılık. Düzgünlük.

Authentic : Otantik. Hakiki. İçten. Sıhhat. Asıl. Orijinal. Sahici. Sahih. Doğru.

Fealties : Bağlılık. Bağlılık yemini. Sadakat.

Actuality : Hakiki vaziyet. Eylemsellik. Güncellik. Gerçek durum. Aktüalite.

Realism : Dışımızdaki dünyayı, nesnel bir tutumla yansıtmayı amaçlayan sinema ve televizyon akımı. gerçekçilik bir yandan dış dünyayı bütün çapraşıklığı, derinliği, zenginliğiyle anlayabilecek, kavrayabilecek bilgiyi, bilinci gerektirir; bir yandan dış dünyanın gerçeğini çarpıtmayacak, bozmayacak, değiştirmeyecek bir dürüstlük, soğukkanlılığı zorunlu kılar; ayrıca bu gerçeği izleyiciye en inandırıcı, en benimsetici yolda aktaracak, sunacak büyük bir sanat yeteneği ister. Bilgi konusunun bilme işleminden ayrı bağımsız olarak var olduğunu, nitelik ya da özelliklerinin bilinmekle değişmeyeceğini ileri süren çağdaş bir felsefe öğretisi. rönesanstan sonra okullarda sözlü etkinliklere ağırlık vermeyen bir eğitim akımı. öğrencilere çevreleri üzerine gerçekliği kabul edilmiş bilgiler kazandırılmasını, onlara çevrelerine uymalarında yardımcı olmayı amaç olarak benimseyen ve öğrenmede ders konuları yanında etkinliğin ve kişisel özgürlüğün de önemi üzerinde duran eğitim felsefesi. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gerçekçilik. Realizm.

Candour : Samimiyet. Samimilik. Asıl fikrini söyleme. Açık sözlülük. Açık kalplilik. İçtenlik. Toksözlülük. Tarafsızlık. İyi kalplilik.

 

Effective : Sonuçlandırıcı. Yürürlükte. Sökmek. Etkili. Geçerli. Sonuç verici. Tesir. Etkin. Fiili.

Authentics : Sıhhat. Orijinal. Sahici. Doğru. Özgün. Hakiki. Sahih. Güvenilir. Asıl.

Actuals : Eylemsel. Mal borsalarında en fazla iki iş günü içerisinde teslim koşuluyla yapılan alım satım işlemleri. Asıl. Aktüel. Eylemli. Gerçekten. Hakiki. Mevcut.

Bona fide : Bona fide. Hakiki. İçten. Gerçekten. İyi niyetle. İyi niyet. Hilesiz. İyi niyetli.

Veracity synonyms : conscientiousness, deadset, truthfulness, literality, disillusioned, truth, fairness, factuality, facticity, righteousness, realities, actualness, correctitude, accuracies, merits, genuineness, dyed in the wool, the true, sooth, candids, directness, as large as life, really, candidnesses, sooths, actualities, earnest, candor, practicalness, realisms, fact, authenticity, candours.

Veracity zıt anlamlı kelimeler, Veracity kelime anlamı

Mendacity : Yalancılık.

Untruthfulness : Asılsızlık. Sahtecilik. Doğru bir şekilde olmama durumu. Yalancılık. Kandırmacalık. Sahtekarlık.

Veracity ingilizce tanımı, definition of Veracity

Veracity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Truthfulness. As, a man of veracity. Habitual observance of truth. Truth. The quality or state of being veracious.