Veritably türkçesi Veritably nedir

Veritably ingilizcede ne demek, Veritably nerede nasıl kullanılır?

Veritable : Gerçek. Sahici. Gibi bir şey. Hakiki. Aynı. Tam.

Veritas : Gerçeklik tanrıçası ve satürn'ün kızı (roma mitolojisi). Tüm romalıların sahip olması gereken ana özelliklerden biri olarak sayılan doğruluğun bozulmamışlığına verilen ad. Gerçek. (latince) truth {gerçek}.

Verite : Hakikat. Doğruluk (fransızca). Gerçek.

Verities : Gerçek. Doğru ifade. Gerçeklik. Doğruluk.

Verity : Gerçeklik. Hak. Bulgu. Doğruluk. Gerçek. Doğru ifade. Hakikat.

Accident severity rate : Her bin iş saatinde kaza nedeniyle yitirilmiş günlerin toplamı. Kaza etkinlik oranı. Her bin iş saatinde iş kazası dolayısıyla kaybedilen günlerin toplamı.

Of a verity : Şüphesiz. Gerçekten. Doğrusu.

Accident severity : Kaza yüzünden kaybedilen zamanın tümü. Kazaların şiddet ve önem derecesi. Kaza etkinliği. İşte kaza nedeniyle kaybedilen zamanın tümü. Kaza yüzünden yitirilen zamanın tümü. kazaların yeğinlik ve önem kertesi.

Severity : Zorluk. Önem. Büyüklük (zarara ait). Güçlük. Ciddiyet. Sadelik. Katılık. Sertlik. Şiddet.

Severity of quench : Suverme yoğunluğu.

İngilizce Veritably Türkçe anlamı, Veritably eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Veritably ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

For real : Harbiden. Cidden. Sahiden. Gerçek.

At heart : Doğrusu. Hakikatte. Kalben. İç yüzünde. İçten. Özünde. Esasında. Kalpten.

Clannishness : Gruba başkalarını almama. Klancılık. Klikçilik. Klanvari.

Sure enough : Bugüne bugün. Muhakkak. Elbette. Sahiden. Beklenildiği gibi.

Pettishly : Hırçın bir biçimde. Alıngan bir şekilde.

Truly : Samimiyetle. Sadakatla. Sadakatle. İçten. Tamamen. Doğrulukla. Doğru olarak. İçtenlikle.

Deep down : İçinde. Beyninin derinliklerinde. Yüreğinde. Esasında. Bilincinin derinliklerinde. Duygularının derinliklerinde. Düşüncelerinin derinliklerinde. Kalbinin derinliklerinde. Yüreğinin derinliklerinde.

Forsooth : Güya.

Substantially : Oldukça. Çok. Büyük ölçüde. Önemli derecede. Ciddi olarak. Gerçekte. Özünde. Büyük oranda. Yeteri kadar çok. Esasa ilişkin.

In fact : Gerçekte. Filhakika. Hatta. Adeta. Bilfiil. Aslına bakılırsa. Oysa.

Veritably synonyms : actual, petulantly, basically, as far as it goes, bona fide, constitutively, practically, in effect, authentically, quite, honestly, truthful, in actual fact, principally, radically, in point of fact, in truth, as such, typical, fundamentally, indeed, regular, at bottom, essentially, testily, primarily, really, mainly, to tell the truth, pivotally, actuals, as it happens, genuinely.

Veritably zıt anlamlı kelimeler, Veritably kelime anlamı

Atypical : Atipikal. Atipik. Düzensiz, değişik, değişken, tipik olmayan, herhangi bir grup içerisinde değerlendirilemeyen. Başka. Tipik olmayan. Alışılmamış. Değişik.

Counterfeit : Taklit. Sahte şey. Kaçak eşlem. Belli bir örneğe benzetilerek farklı bir marka adıyla üretilen mal veya eşya. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sahtesini yapmak. Basmak. Yapmacık. Yalancı. Kalp.