Veritable türkçesi Veritable nedir
Veritable ingilizcede ne demek, Veritable nerede nasıl kullanılır?
Veritably : Esas olarak. Esasen. Aslında. Hakiki bir şekilde. Gerçekten. Hakikaten.
Veritas : Gerçek. Tüm romalıların sahip olması gereken ana özelliklerden biri olarak sayılan doğruluğun bozulmamışlığına verilen ad. Gerçeklik tanrıçası ve satürn'ün kızı (roma mitolojisi). (latince) truth {gerçek}.
Verite : Doğruluk (fransızca). Gerçek. Hakikat.
Verities : Gerçeklik. Gerçek. Doğru ifade. Doğruluk.
Verity : Gerçeklik. Doğruluk. Doğru ifade. Hakikat. Gerçek. Bulgu. Hak.
Of a verity : Şüphesiz. Gerçekten. Doğrusu.
Severity of quench : Suverme yoğunluğu.
Severities : Güçlükler. Şiddet dereceleri. Zor şartlar.
Eternal verities : Ahlaki değerler. Ahaki değerler. İlahi kurallar. Ahlaki deşerler. Ahlak prensipleri.
Severity : Zorluk. Şiddet. Büyüklük (zarara ait). Ciddiyet. Ağırlık. Şiddet (ağrı). Sertlik. Katılık. Haşinlik.
İngilizce Veritable Türkçe anlamı, Veritable eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Veritable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dinkum : Dürüst.
Image : Kopya. Şekil. Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim. Resim. Heykel. Yansıtmak. Tapıncak. İzlenim. Benzer.
For all the world as if : -mış gibi. Tıpkı.
Bang on : Tamamen doğru. Aynen öyle. Bir şeye vurup durmak. Çok doğru. Tamamen. Şüphesiz doğru. Tümüyle doğru.
Intrinsic : Yerleşik. İntrinzik. Bilgisayar, biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. İçerde. bir organ ya da bir kısmının iç kasları. hücre zarının lipit tabakasının içine az girmiş ya da bir tarafından diğer tarafına geçmiş proteinler. integral proteinler. Asıl. Özünde olan. İntrinsik. Yapısal olarak içinde var olan, dışardan gelmeyen özellik.
Genuine : Asıl. İçi dışı bir. Halis muhlis. Öz. Saf. Özgün. Hilesiz. Samimi.
Accomplished : İşini iyi bilen. Başarılmış. Tamamlanan. Yetenekli. Mükemmel. Yapılmış. Kusursuz. Başarıyla sonlandırılmış. Usta. Başarılı.
Absolute : Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Müstakil. Sade, saf, tam, karışımsız olan, absolüt. Katışıksız. Koşulsuz, bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan bir olgunun bu niteliği. Kati. Saf, karışım göstermeyen, temiz, absolü. Düzey. Salt. Absolü.
Literal : Gerçekçi. Basım. Aslına uygun. Kalıp deyim. Aynen. Düz anlamlı. Edebi. Abartısız. Hazır bilgi.
Veritable synonyms : echt, deep dyed, earnest, completes, in rem, dye in the wool, candid, in kind, facsimile, alike, identic, all one, all out, like, blanker, intrinsical, actual, completest, abject, achievable, disillusioned, pucka, blithering, identically, something of, all of a piece, doublet, effective, at the time, accurate, complete, authentic, facsimiles.
Veritable zıt anlamlı kelimeler, Veritable kelime anlamı
Counterfeit : Sahte şey. Yalancı. Belli bir örneğe benzetilerek farklı bir marka adıyla üretilen mal veya eşya. Kalp para. Kalp para basmak. Kaçak eşlem. Bir markanın özdeşi. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Para basmak. Basmak.
Atypical : Düzensiz, değişik, değişken, tipik olmayan, herhangi bir grup içerisinde değerlendirilemeyen. Atipik. Başka. Değişik. Tipik olmayan. Atipikal. Alışılmamış.
Veritable ingilizce tanımı, definition of Veritable
Veritable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Agreeable to truth or to fact. True. Actual. Real. Genuine.

Bu kısımda Veritable kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Veritable ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Veritable anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Veritable ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.