Verite türkçesi Verite nedir
Verite ingilizcede ne demek, Verite nerede nasıl kullanılır?
Calaverite : Altın cevheri türü. Altının doğal tellüridi. Kalaverit. Bir parça gümüş içeren altın cevheri.
Veritable : Sahici. Hakiki. Gerçek. Gibi bir şey. Aynı. Tam.
Veritably : Esasen. Hakiki bir şekilde. Esas olarak. Aslında. Hakikaten. Gerçekten.
Veritas : Gerçek. Gerçeklik tanrıçası ve satürn'ün kızı (roma mitolojisi). (latince) truth {gerçek}. Tüm romalıların sahip olması gereken ana özelliklerden biri olarak sayılan doğruluğun bozulmamışlığına verilen ad.
Verities : Gerçek. Doğruluk. Gerçeklik. Doğru ifade.
Severity code : Önem kodu.
Veridic : Doğru. Geçerli. Doğru (söz).
Accident severity : Kaza yüzünden kaybedilen zamanın tümü. İşte kaza nedeniyle kaybedilen zamanın tümü. Kaza yüzünden yitirilen zamanın tümü. kazaların yeğinlik ve önem kertesi. Kazaların şiddet ve önem derecesi. Kaza etkinliği.
Severity of quench : Suverme yoğunluğu.
Severity : Büyüklük (zarara ait). Ciddiyet. Önem. Katılık. Haşinlik. Zorluk. Ağırlık. Şiddet. Şiddet (ağrı).
İngilizce Verite Türkçe anlamı, Verite eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Verite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Toss off : Asılmak. Mastürbasyon yapmak. Yuvarlamak. Yapıvermek. Yaratıvermek. Otuzbir çekmek. Bir dikişte içmek. İçki yuvarlamak. Kadeh yuvarlamak. Devirmek.
Dramatise : Teatral bir sunuma adapte etmek. Dramatize etmek. Dramatikleştirmek. Abartmak. Sahnelenmeye uygun olmak. Tiyatrovari bir biçimde anlatmak. Ayrıntılandırmak. Detay eklemek. Şovlaştırma. Dramlaştırmak.
Outline : Taslak. Özetlemek. Bir oyunun yazılmadan önce konusunu gösteren kısa bilgi. bir oyunun konusunu en kısa yoldan anlatan, oyunun konusu üzerinde ilgilileri aydınlatan yazılı bilgi. Çerçeve. Bir oyunun konusunu kısaca anlatan, bu konu üzerinde aydınlatıcı noktaları gösteren kısa bilgi. Kontur. Taslağını çizmek. Anahatlarıyla çizmek. Oyunluğun özetten başlayarak geliştirilmesine geçilirken çalışmalarda yardımcı olacak metin. Ana hatlarıyla belirtmek.
As large as life : Sapasağlam. Hakiki. Orijinal ölçüde. Doğal büyüklükte. Ta kendisi (bir de ne göreyim veya tam karşımda veya gelmiş). Kesin. Bizzat. Gerçek boyutta.
Gospels : Bir inanç sisteminin temel ilkeleri. Dört incil´den biri. Hz isa´nın öğrettikleri. İncil. Hristiyanlığın esasları. Müjde. Asıl gerçek.
Deduce : Gelişimini izlemek. Sonuca varmak. Sonuç çıkarmak. Çıkarım yapmak. Görüşüne varmak. İstidlal etmek. Sonucuna varmak. Ortaya çıkarmak. Çıkarsama yapmak. Çıkarsamak.
Draw : Ağızdan laf almak için söylenen söz. Keşide. İlgi çekici şey. Berabere biten oyun. Karalamak. Çekmek. Berabere kalmak. Çekim. Çizmek. Cazibe.
Spell : Vardiya. Belirtmek. Çalışma sırası. Büyülenme. Söylemek. Diye okunmak. Kısa süre. Çekıcilik. Afsun. Büyüleme.
Cite : Anmak. Alıntılamak. Aktarmak. Zikretmek. Çağırmak (mahkemeye). Mahkemeye çağırmak. Takdiri açıklamak. Bahsetmek. Alıntı yapmak (yazıda vb). Celbetmek.
Authentic : Samimi. İçten. Orijinal. Hakiki. Özgün. Asıl. Doğru. Sahih. Otantik.
Verite synonyms : write on, create verbally, write of, write about, deduct, publish, footnote, rewrite, knock off, poetise, reality, truth, surmise, actuality, facts, compose, infer, the true, pen, gospel, dinkum, bona fide, realities, fling off, extrapolate, indite, reason, lyric, write off, write up, deadset, write out, faits.
Verite zıt anlamlı kelimeler, Verite kelime anlamı
Negate : Boşa çıkarmak. Etkisiz duruma getirmek. Çürütmek. Olumsuz yapmak. Aksini ispatlamak. İnkar etmek. Olumsuzlamak. İptal etmek. Yadsımak.

Bu kısımda Verite kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Verite ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Verite anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Verite ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.