Verminous türkçesi Verminous nedir

  • Haşaratlı.
  • Haşaratın neden olduğu.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Ayaktakımından.
  • Verminöz.
  • Bitli.
  • Zararlı böcek veya solucanlara ait, onların neden olduğu veya onlarca oluşturulan. verminlerin neden olduğu, helmintöz, verminal.

Verminous ingilizcede ne demek, Verminous nerede nasıl kullanılır?

Verminous abscess : Verminöz apse. İçerisinde sinek larvası veya hayvan paraziti bulunan apse.

Verminous aneurysm : Atlarda, genç kızılkurtların, bağırsak besleyici kan damarlarını tıkamasından ileri gelen öldürücü hastalık. Kızılkurt sancısı. Kızılsolucan sancısı.

Verminous arteritis : Strongylus vulgaris larvalarının göçü sırasında mezenterik arterlerde oluşan yangı. kan akımının engellenmesi sonucu sancı belirtileriyle kimi zamanda ilgili bağırsak kesimlerinde infarktus biçimlenir. Verminöz atardamar yangısı.

Verminous bronchitis : Verminöz bronşit. Parazitik bronş yangısı.

Verminous dermatitis : Stefanofilaryozis. Verminöz deri yangısı.

Verminal : Verminöz. Verminal.

Vermination : Helmintiyazis olarak da adlandırılan solucan enfeksiyonu. verminlerin neden olduğu enfeksiyon, helmintizim, vermimozis. Mikrop saldırısı. Vermin istilası. Parazit istilası. Verminasyon.

Endocarditis and arteritis verminosa : Endokarditis ve arteritis verminoza. Genellikle strongylus vulgaris’in larvalarının endokartta ve atardamarlarda tahribat oluşturması.

 

Verminotic : Verminotik. Solucanların neden olduğu enfeksiyon. verminlerin neden olduğu enfestasyon.

Vermin killer : Haşere ilacı. Haşarat avcısı.

İngilizce Verminous Türkçe anlamı, Verminous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Verminous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lousier : Rezil. Kötü. Berbat. İğrenç. Dandik. Alçak.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Eksenden uzak. Abaksiyal.

Lousy : Rezil. Kötü. İğrenç. Alçak. Berbat. Dandik.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Buggy : Fayton. İki tekerlekli hafif araba. Brıçka. Çocuk arabası. Böcek dolu. Delice. Japon arabası. İki kişilik araba. Böcekli.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

Abdomen : Batın. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen.

Scummiest : Köpüklü kir bağlamış. En kir bağlamış. En pis. En iğrenç. Pis. İğrenç.

 

Offensive : Sürekli saldırı. Hücum. Saldırıyla ilgili. Saldırı. Saldıran. İğrenç. Pis. Çirkin. Kötü. Spor ofansif.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Verminous synonyms : abamectin, pedicular, a crochordon, a c deformity, abattoir, a c syndrom, abdominal pain, a band, a dna, abdominal distention, abdominal ovariectomy, scummy, lousiest, helminthous, abdominal fat necrosis, verminal, scummier, pediculous.

Verminous zıt anlamlı kelimeler, Verminous kelime anlamı

Inoffensive : Zararı dokunmayan. Tehlikesiz. Mazlum. Kendi halinde. Zararsız. İncitmeyen.

Verminous ingilizce tanımı, definition of Verminous

Verminous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Infested by vermin. Tending to breed vermin.