Very clear türkçesi Very clear nedir

Very clear ile ilgili cümleler

English: Ali made it very clear that he didn't want to fight.
Turkish: Ali dövüşmek istemediğini açıkça belirtti.

English: Ali made it very clear that he didn't want us to be here.
Turkish: Ali burada olmamızı istemediğini açıkladı.

English: Ali made it very clear that he didn't want us here.
Turkish: Ali bizi burada istemediğini açıkladı.

English: Ali made it very clear that he didn't want to get married.
Turkish: Ali evlenmek istemediğini çok açıkça ifade etti.

English: Ali made it very clear that he didn't want to go with us.
Turkish: Ali bizimle gitmek istemediğini açıklığa kavuşturdu.

Very clear ingilizcede ne demek, Very clear nerede nasıl kullanılır?

Very : Hatta. Mutlak. Salt. En. Tıpkısı. Pek. Bile. Gayet. Tam. Çok.

Clear : Uzakta. Silmek. Temiz. Berrak. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin. Açıkça. Açık. Duru. Bütünüyle. Defolmak.

Very amazed to : Çok şaşırmak.

Very bad : Berbat. Çok kötü. Haşat. Aşırı kötü.

Very beautiful : Ayın on dördü gibi. Şiir gibi. Ömre bedel. Çok güzel. Huri gibi. Fıstık gibi. Lokum gibi.

Very beautiful girl : Çok güzel kız.

İngilizce Very clear Türkçe anlamı, Very clear eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Very clear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Balds : Yavan. Süssüz. Kel. Sade. Kılsız. Yüzsüz. Kabak kafalı. Küstah.

Barefaced : Yüzsüz. Ar namus tertemiz. Arsız. Düpedüz. Yüzü açık. Utanmaz.

Evidentiary : Delile dayanan. İnandırıcı. Kanıta dayanan. Aşikar. Kanıtsal. Ortada. Delile ait.

Apparentness : Belli olma. Anlaşılır olma. Ortadalık. Açıklık. Meşru mirasçı olma. Görünür olma. Açık. Aşikarlık. Görünüşte olan.

Downright : Tam. Büsbütün. Düpedüz. Dobra dobra konuğan. Dobra dobra konuşan. Tamamen. Resmen. Dürüst. Sözünü esirgemeyen. Kesin.

Aboveboard : Vicdanla. Yasal. Dürüst bir şekilde. Doğru. Adil. Sadece. Açık aşikar. Çıplak. Kanuna aykırı olmayan. Dürüst.

Conspicuous : Dikkat çekici. Aşikar. Çarpıcı. Belirgin. Cazip. Dikkat çeken. Bariz. Göze çarpan. Belli. Dikkati çeken.

As plain as a pikestaff : Gün gibi aşikar. Bariz. Gün gibi ortada. Açık seçik.

Bald : Tüysüz. Yalın. Sade. Kılsız. Saçsız. Süssüz. Yüzsüz. Dazlak. Kabak kafalı. Sıkıcı.

Cryings : Ağlama. İğrenç. İvedi. Ağlayan. Göze çarpan. Büyük. Acil. Çığlık.

Very clear synonyms : manifestly, obvious, clearly, glaring, balder, baldest, crying, patent, noticeably, it goes without saying, crystal clear, obviously, apparent, evidential, explicit, beyond dispute, evident, evidently, blatant.