Very old türkçesi Very old nedir

  • Çok yaşlı.
  • Nuh nebi'den kalma.
  • Çok eskiye ait.
  • Çok ihtiyar.
  • Çok yaşlanmış.
  • Çok eski moda.
  • Kadim.

Very old ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary are very old friends.
Turkish: Ali ve Mary, çok eski arkadaşlar.

English: He bakes bread in a very old oven.
Turkish: O, çok eski bir fırında ekmek pişirir.

English: He was very old and ill.
Turkish: O çok yaşlı ve hastaydı.

English: Ali found a very old coin in the garden.
Turkish: Ali bahçede çok eski bir sikke buldu.

English: Ali is a very old friend of mine.
Turkish: Ali benim çok yaşlı bir arkadaşım.

Very old ingilizcede ne demek, Very old nerede nasıl kullanılır?

Very : Bile. Salt. Mutlak. Hatta. Gayet. Belirli. En. Tam. Çok. Pek.

Old : İhtiyarlamak. Büyük. Eski zamanlar. Kart. İhtiyar. Deneyimli. Eski. Önceki. Yaşlı. Köhne.

Very amazed to : Çok şaşırmak.

Very bad : Berbat. Çok kötü. Haşat. Aşırı kötü.

Very beautiful : Çok güzel. Fıstık gibi. Şiir gibi. Ayın on dördü gibi. Lokum gibi. Huri gibi. Ömre bedel.

Very beautiful girl : Çok güzel kız.

İngilizce Very old Türkçe anlamı, Very old eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Very old ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Autochthonous : Asıl yerinde bulunan. Dışardan etkilenmeksizin kendi içinden gelişen. Yerli. Asıl yerli. Otokton. Meydana geldiği yerde bulunan. Kendisinden oluşan.

 

Auld : Yaşlı (isk.). Eski. Eski (isk.).

Vintage : Mahsul (üzüm). Model. Bağbozumu. Geçmiş dönemlerde başarıyla icra edilmiş müzik tonları ve bu tür icrada kullanılabilir özellikte, görünümde veya olgunlukta çalgı ve çalgı parçaları. Devir. Belirli bir yılın şarap mahsulü. Bağ bozumu. Tip. Belirli bir bağın şarap mahsulü.

Primaeval : Tarihöncesi çağlara ait. İlkel. Dünyanın en eski çağlarına özgü.

Aged : Kart. (içki) yıllanmış. Yaşlı. Kartaloz. Yaşında. İhtiyar. Kartaloş. Yıllanmış. Kocamış.

Immemorial : Çok eski. Hatırlanması zor. Hatırlanamayacak kadar eski. Eski.

Autochthonic : Yerli.

Over the hill : Çok fazla. (konuşma) gençliğindeki canlılığı ve tazeliği geçmiş olan. Eski püskü. Çok eski. Yaşı geçmiş. Bol. Yaşlanmış. Orta yaş üstü. Aşırı derecede.

Archaic : Eskimiş. Artık kullanılmayan. Başlangıç çağı. Arkaik. Eskiye ait, eski devirden kalma arkaik, kalıntı. Antik. Gramer, madencilik alanlarında kullanılır. Modası geçmiş. Geçmişe ait.

Primeval : Tarihöncesi çağlara ait. Dünyanın en eski çağlarına özgü. En eski. İlk çağa ait. İlkel.

Very old synonyms : ancient.