Vesicate türkçesi Vesicate nedir

Vesicate ingilizcede ne demek, Vesicate nerede nasıl kullanılır?

Vesicatory : Keseciklere sebep olan. Keseciklendirici. Vezikatuvar.

Vesica urinaria : Sidik torbası. Mesane. İdrar torbası.

Vesica : İdrar torbası. Vezika. Mesane. Sidiktorbası. Torba. Sidik torbası. Kesecik.

Vesical schistosomiasis : Schistosoma haematobium’un neden olduğu kan işeme gibi semptomlarla ayırt edilen idrar torbası yangısı, endemik hematüri, genitoüriner şistosomozis, şistosomozis hematobiya. Üriner şistosomozis.

Vesicant : Gözenek oluşturucu. Kabartan. Deriyi kabartan zehirli gaz. Kabarcık yapan. Yakıcı gaz. Deriyi kabartan. Vezikan. Deriyi kabartan yakı. Kabarcık oluşturan.

Collum vesicae felleae : Öd kesesinin ductus cysticus’a geçen boyun kısmı. Kollum vezika fella.

Corpus vesicae fellae : Öd kesesinin fundusuyla kollumu arasındaki parçası. Korpus vezika fella.

Ligamentum teres vesicae : Ligamentum teres vezika. A. umblicalis’in doğuma yakın dönemde tıkanması sonucu oluşan bağ.

Fossa vesicae fellae : Fossa vezika fella. Karaciğerin sağ lobu üzerinde, safra kesesinin yerleştiği çukur.

Cystitis vesicae urinariae : İdrar torbası yangısı. Sistitis vezika ürina.

İngilizce Vesicate Türkçe anlamı, Vesicate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vesicate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Embosses : Kakmak. Kabartma ile işlemek. Çekiçle dövmek. Kabartma desenle süslemek. Gofrelemek. Kabartma yapmak. Gofre yapmak. Üzerine kabartma yapmak. Kabartmalı işlemek.

Bulge : Bel vermek. Geçici artış. Şiş. Bombaj. Çıkıntı yapmak. Şişkinlik. Pörtlemek. Esnemek. Şiş yapmak. Kutu konserve ürünlerde fiziki hatalara, kimyasal reaksiyonlara ve mikroorganizmalara bağlı olarak iç basıncın artmasıyla oluşan şişme olayı.

Bloats : Tütsülemek (balık). Abdominal distansiyon. Tuzlamak ve tütsülemek. Şişmek. Şişirmek.

Bloat out : Şişmek.

Blister : Su toplanmış kabarcık. Azarlamak. Kabarmasına neden olmak. Kabarcıklanmak. Su toplamış kabarcık. Su toplatan şey. Kabarcık. Çıkışmak. Su toplamak. Boyanın kabarması.

Effervesces : Gaz kabarcıkları çıkarmak. Galeyana gelmek. Coşmak. Neşelenmek. Dolduruşa gelmek. Köpüklenmek. Kaynamak. Köpürmek.

Tumefy : Şişmek. Kabarma. Şişirmek. Şişirme.

Dilates : Büyümek. Açmak. Açılmak. Genişletmek. Genişlemek. Büyütmek. Şişirmek. Açıklamak.

Fluffed : Yüzüne gözüne bulaştırmak. Yanlış. Kuş tüyü. Hav (halıdan veya kumaştan dökülmüş). Kötü atılım. Bozmak. Tökezlemek. Berbat etmek. Söyleyeceği sözü unutmak.

Billows : Dalgalar halinde yükselmek. Dalga dalga kabarmak. Dalgalandırmak. Rüzgarla şişmek. Buram buram çıkmak (duman). Çok duman çıkarmak. Dalgalanmak. Şişirmek (yelkeni).

Vesicate synonyms : tumesce, intumesce, fluff up, billowed, fluff out, bloat, effervesce, dilating, be puffed up, billow, bloating, bloat up, arching, swell up, fluffs, fluff, fluffing, emboss, dilate, swell.

Vesicate ingilizce tanımı, definition of Vesicate

Vesicate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To blister. To inflame and separate the cuticle of. To raise little bladders or blisters upon.