Vestibuliferia nedir, Vestibuliferia ne demek

Vestibuliferia; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Ciliophora şubesinde, Kinetofragminophorea sınıfında bulunan, serbest yaşamlı veya omurgalı ve omurgasızların sindirim sisteminde parazitik yaşam süren, Trichostomatida, Entodiniomorphida ve Colpodida takımlarını içeren silyumlu protozoon alt sınıfı.

Vestibuliferia anlamı, tanımı

Entodiniomorphida : Kinetofragminophorea sınıfında, Vestibuliferia alt sınıfında bulunan otçul memelilerde kommensal olarak yaşayan silyumlu protozoa takımı

Sindirim sistemi : Organizmada besin maddelerinin sindirilip emilmelerini ve geri kalan atıkların dışarı atılmalarını sağlayan organların bütünü, sindirim aygıtı.

Omurgasızlar : Omurgasız, çok hücreli hayvanlar âlemi (Protostomia).

Ciliophora : Yaşam sikluslarının kimi dönemlerinde hareket etme ve gıda temininde rol oynayan silyalara, makro ve mikro olmak üzere iki çeşit çekirdeğe, vücuttaki fazla suyu atmaya yarayan kontraktil vakuollere sahip, konjugasyon, otogami ve sitogami gibi seksüel evrelerin görüldüğü, kimileri serbest yaşamlı, kimileri omurgalı ve omurgasızlarda kommensal, kimileri ise parazitik olan, Kinetofragminophorea, Oligohymenophorea ve Polyhymenophorea sınıflarını içeren protozoa şubesi.

 

Alt sınıf : Bir sınıf içinden ayrılan ikinci derecedeki sınıf. Toplumda sosyal ve ekonomik açıdan gerilerde kalan insan topluluğu.

Protozoon : Bir hücreli. Protozoonlara ait.

Omurgasız : Omurgası bulunmayan. Düşüncelerini çıkarları doğrultusunda değiştirebilen, ilkesiz.

Parazitik : Asalak özelliği gösteren, asalak biçiminde yaşayan, asalağa bağlı, asalaktan ileri gelen.

Omurgalı : Omurgası bulunan. Dirayetli, ilkeli.

Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.

Serbest : Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. Bazı kurallara bağlı olmayan. Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın).

Parazit : Asalak. Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı. Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse.

Omurga : Sırt boyunca uzanarak vücuda destek sağlayan, kemikten, kıkırdaktan veya her ikisinden oluşan, içinde omuriliği barındıran kemik yapı. Gemi kaburgasının aşağı taraftan bağlı bulunduğu boy ekseni doğrultusunda boydan boya geçen ana yapı ögesi. Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölümü, temel, belkemiği, esas.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

 

Silyum : Kirpik.

Serbes : Serbest. Serbest, rahat.

Sindi : Makas. Şimdi (bk. şimdi).

İçere : İçeri.

Kinet : Plasmodium, Babesia ve Theileria cinsi protozoonlarda vektörlerin (sivrisinek, kene) bağırsağını terk edebilen hareketli evrelere (zigot) verilen ad. Plasmodium’larda küre biçimindeki zigot uzar ve ookinet adlı silindirik yapı hâlini alır. Birbirine geçirilmiş iki teneke. (Aksaray Niğde).

Proto : Yunanca ilk anlamına gelen ön ek.

Diğer dillerde Vestibular hastalık anlamı nedir?

İngilizce'de Vestibular hastalık ne demek ? : vestibular disease