Vicinity türkçesi Vicinity nedir

Vicinity ile ilgili cümleler

English: Kate's father is in the vicinity of the house.
Turkish: Kate'in babası evin civarındaydı.

English: We live in the vicinity of the school.
Turkish: Okula yakın oturuyoruz.

English: We chose a hotel in the vicinity of the museum.
Turkish: Müzenin çevresinde bir otel seçtik.

Vicinity ingilizcede ne demek, Vicinity nerede nasıl kullanılır?

Vicinity rights : Komşuluk hakları. Bir komşuluk biriminde birbirine yakın yapılarda yaşayan ya da çok katlı bir barkta oturmakta olan kimselerin, komşularından kendi dirlik ve düzenliklerine, sessizlik ve sakınçlarına saygı göstermelerini beklemek yetkisi. Komşuluk hakkı.

In the vicinity of : Civarında. Dolaylarında.

Immediate vicinity : Yakın çevre. En yakın çevre. En yakın civar.

In the vicinity : Buralarda. Civarda. Mahallede. Bu semtte. Bu yörede. Bölgede. Bu civarda. Bu bölgede. Bu muhitte. Bu çevrede.

Vicinities : Havali. Civar. Semt. Dolay. Komşuluk. Çevre. Yakınlık. Yöre. Yakın yer. Etraf.

Vicious attack : Acımasız saldırı. Hırçın saldırı. Korkunç saldırı.

Debt servicing : Borç servisi.

Vicinage : Etraf. Komşuluk. Civar. Havali. Yöre. Çevre.

Vicious : Ahlaksız. Yırtıcı. Muzır. Gaddar. Saldırgan. Haince. Berbat. Fena. Çapkın. Kötü amaçlı.

 

Servicing : Doldurma. Yardım etmek. Genel bakım. İşletmede tutma. Hizmet vermek. Çiftleştirmek (kısrak). Bakım. Servis yapma. Hizmete hazırlama. Müşteriye bakmak.

İngilizce Vicinity Türkçe anlamı, Vicinity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vicinity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Atmospheres : Atmosfer. Basınç birimi. Ortam. Hava.

Parts : Parçalar. Yetenek. Bölge. Parça. Aksam.

Ambit : Sınır. Hudut. Alan. Şümul. Muhit. Ortam. Çerçeve. Saha.

Neighborliness : Dostluk. Komşu muamelesi.

Nethood : Ağ komşuları.

Climate : Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Klimat. Bölge. Havanın sıcaklık, basınç, nem, rüzgar gibi koşullarını topluca belirten terim. Yeryüzünün herhangi bir yerinde, havayuvarı olaylarının ortaklaşa gerçekleştirdikleri etkilerin, uzun yılların ortalamasına dayanan durumu. İklim. Şartlar. Klima. Belli bir bölgedeki meteorolojik parametre ve süreçlerin belirlendiği hava tiplerinin, uzun zaman süresince saptanan ve mevsimleri karakterize eden ortalama durumu. Hava.

Commons : Kafeterya. Avam kamarası. Ortak alan. Avam. Avam üyeleri. Meydan. Halk tabakası. Park. Pay.

Locality : Mahal. Mevzi. Muhit. Mekan. Olay yeri. Yer. Şehir.

Vicinity synonyms : neck of the woods, 'hood, adjacencies, environs, contiguities, closeness, entourages, environment, circumferences, outskirts, precincts, neighborhood, neighborhoods, party, outskirt, arrondissement, locale, scenery, ambients, gold coast, familiarity, district, affinities, contiguousness, azimuths, approximations, environments, purlieu, surroundings, districts, precinct, neighbourliness, environ.

Vicinity ingilizce tanımı, definition of Vicinity

Vicinity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Proximity. Nearness. As, the value of the estate was increased by the vicinity of two country seats. The quality or state of being near, or not remote. Propinquity.