Village türkçesi Village nedir
- Köy topluluğu.
- Köy halkı.
- Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal uğraşıda bulunmak gibi işlevlerle ayrımlaşan ve belirlenen, konutları ve öteki yapıları bu yaşamı yansıtan yerleşme birimi.
- Küçük belediye.
- Birbirleriyle akraba olan ya da olmayan birden çok ailenin bir araya gelerek tarım yapmaya ya da hayvan yetiştirmeye elverişli yerey parçasının bir köşesinde kurdukları, alan ve sokaklar çevresinde toplanan küçük ya da büyük, dağınık ya da toplu yapılarla, bunların eklentilerinden oluşan evrensel ve geleneksel yerleşme yeri. bk. köylü, köy topluluğu, akraba.
- Şehir ve kasabalardan küçük ama kalıcı yerleşim birimi.
- Genellikle, geniş anlamda tarımla uğraşan, toplum bütünü ile ilişkileri az ve eşgüdülmemiş olan, toplumsal çevreden çok doğal çevreyle ilişki içinde bulunan, az sayıda ailelerden kurulu, anamalcı düzen öncesi özellikleri gösteren, azçok özerk topluluk.
- Değersiz.
- Belli bir adı, okul, cami, muhtarlık vb. toplumsal ve dinsel kuruluşları, komşu köyden ayrıldığı sınırları, tarla, otlak ve korusu bulunan, halkının yaşamı aşağı yukarı tümüyle toprağa bağlı olan yerleşim biçimi.
- Köy.
- Kalitesiz.
- Coğrafya, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Village ile ilgili cümleler
English: Ali comes from a small village up north.
Turkish: Ali kuzeyde küçük bir köyden geliyor.
English: A man named Carlos came to a mountain village looking for that old man.
Turkish: Carlos adında bir adam o yaşlı adamı arayarak bir dağ köyüne geldi.
English: A small village grew into a large city.
Turkish: Küçük bir köy büyük bir şehre dönüştü.
English: Ali believed that the people in that small village were cannibals.
Turkish: Ali o küçük köydeki insanların yamyam olduklarına inanıyor.
English: Ali grew up in an isolated village deep in the mountains.
Turkish: Ali derin dağlarda izole bir köyde büyüdü.
Village ingilizcede ne demek, Village nerede nasıl kullanılır?
Village community : Köy topluluğu. Köyde yaşayan insanlardan oluşan toplumsal birim. bk. köy, köylü, kırsal toplum.
Village council for primary education : Köy muhtarının başkanlığında köy okulu yönetmeni, bir "köy ihtiyar heyeti" temsilcisi ile öğrenci velilerini ya da köy halkını temsil eden iki kişiden oluşan ve ilköğretim sorunlarıyle uğraşan kurul. Köy ilköğretim kurulu.
Village courses : Köylünün iş ve gücünde daha verimli olması, yaşayış koşularının iyleştirilmesi ve yurt kalkınmasına yardımcı olması amacıyla kadınlar ve erkekler için ayrı ayrı açılan kısa süreli meslek kurslarına verilen genel ad. Köy kursları.
Village fool : Köy budalası. Her fırsatta aptalca davranan kimse.
Village headman : Köy ağası. Muhtar. Köy muhtarı.
Fishing village : Geçimini balıkçılıkla sağlayan köy. Balıkçı köyü. Balıkçılıkla geçinen köy.
Village school : Köy okulu. Köyde yaşayan çocukların eğitim gereksinmesini karşılamak üzere açılan, özellikle köy yaşamına ilişkin konulara ağırlık veren bir öğretim programı uygulayan; binası, yönetici ve öğretmen sayısı bakımından kent okuluna göre çok küçük bir birim durumunda okul.
Ministry of village affairs : Köy işleri bakanlığı.
Forest hide village : Ormanda insan eliyle açılmış alanlarda kurulu, yakınında tarlalar da olsa, yaşamı daha çok orman gelirlerine bağlı kırsal yerleşme birimi. Orman köyü. Ormanlık alanın dışında, bitişiğinde bulunan ve genellikle hayvancılık ve orman ürünleriyle geçinilen köy türü.
Holiday village : Tatil köyü. Tatil beldesi.
İngilizce Village Türkçe anlamı, Village eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Village ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chaffy : Saman içeren veya samana benzer.
Coarse : İri taneli. İşlenmemiş. Adi. Terbiyesiz. Kaba saba. Kalın. İnce olmayan. Yontulmamış. Kaba.
Dorp : Güney afrika'da köy. Bucak. Küçük köy.
Vill : İngiltere'de yönetim bölgelerine karar vermiş olan eski bir mülki bölüm. Bucak. Küçük kırsal yerleşim alanı. Kasaba. Kaza. Nahiye.
A dime a dozen : Harcıalem şeyler. Beş para etmez. Harcıalem. Erzan ve çok.
Cheap jack : Adi. Ucuzcu dükkan. Ucuz mal satan seyyar satıcı. Salı pazarı.
Rural : Taşra. Bölgesel. Kırsal. Köye ait. Çiftçilik ile ilgili. Köy yaşamına ait. Tarımsal.
Inferior : Bayağı. Aşağı. Alt. Ast olan kimse. Alt veya aşağı anlamında. Alt, alt taraf. Aşağı derecede olan şey. İkinci derecede.
Cheapjack : Seyyar satıcı. Ucuzcu. Adi. Ucuz mal satan seyyar satıcı. Salı pazarı.
Kraal : Ağıl. Çitle çevrilmiş ağıl (afrika terimi). Yerli köyü. Yerli köyü (afrika terimi).
Village synonyms : campong, moshav, village community, rural community, cheaper, dead duck, cheap, villages, coarsest, beneath contempt, settlement, thorp, countries, cheaps, dreck, rural population, dead beat, baubling, coarser, disvalue, country, kampong, bad debt, small town, boondoggling, bourg, thorps, hamlet, despicable, amateurish, settlements, pueblo, rustic.
Village ingilizce tanımı, definition of Village
Village kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small assemblage of houses in the country, less than a town or city.

Bu kısımda Village kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Village ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Village anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Village ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.