Viruses türkçesi Viruses nedir

  • Bir protein kılıf ve nükleik asit olarak tek ya da çift iplikli, düz ya da halkasal dna ya da rna'dan oluşan, influenza virüsü gibi bazı virüslerde nükleik asidi birkaç parçadan oluşabilen, bazılarında protein kılıfın dışında zardan oluşan düz ya da üzerinde çıkıntılar bulunan bir kılıfları olan, hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen zorunlu parazitler. nükleik asidi dna ya da rna oluşuna göre, morfolojilerine ve kılıf bulunup bulunmadığına göre gruplara ve alt gruplara ayrılırlar. helikal virüsler, çok şekilli virüsler, kılıflı virüsler, kompleks virüsler, tek iplikli dna virüsleri, çift iplikli dna virüsleri, tek iplikli rna virüsleri, tek iplikli ve kılıflı rna virüsleri gibi.
  • Virüsler.
  • Virüs.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Viruses ile ilgili cümleler

English: I've found a lot of viruses on my aunt's computer.
Turkish: Teyzemin bilgisayarında bir sürü virüs buldum.

English: Under a microscope, some viruses appear quite beautiful.
Turkish: Mikroskop altında, bazı virüsler oldukça güzel görünür.

English: Antibodies fight off infections and viruses.
Turkish: Antikorlar enfeksiyonları ve virüsleri defeder.

 

English: Viruses are much smaller than bacteria.
Turkish: Virüsler bakterilerden çok daha küçük.

English: Many people don't realize that antibiotics are ineffective against viruses.
Turkish: Birçok kişi antibiyotiklerin virüslere karşı yararsız olduklarının farkında değiller.

Viruses ingilizcede ne demek, Viruses nerede nasıl kullanılır?

Adeno associated viruses : Parvoviridae ailesinin dependovirüs cinsinde bulunan ve çoğalmaları için adenovirüslerin yardımına gereksinim duyan virüsler. Adenovirüslerle ilişkili virüsler.

Defective viruses : Defektif virüsler. Hücreleri bulaştıran fakat gerekli komponentleri olmadığı için o hücreler içinde çoğalamayan virüsler.

Dna tumour viruses : Dna tümör virüsü. Kansere neden olan bir grup dna kapsayan virüsler.

Dna viruses : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dna virüsler. Herpes virüsleri gibi, genetik materyal olarak dna kapsayan virüsler. Dna virüsleri. Genom yapısı olarak dna bulunduran virüsler.

Ecbo viruses : Ecbo virüsler. Picornaviridae ailesinde enterovirüs cinsinde yer alan ve sığırlarda özellikle dışkıdan izole edilen virüsler.

Enveloped viruses : Kılıflı virüsler. Bazı virüslerde kapsidi çevreleyen, konukçu hücrenin plazma zarından virüs aynurken üzerini saran ya da virüs nükleik asitlerince şifrelenerek konukçunun maddelerinden sentezlenen, bazen üzerlerinde glukoprotein komplekslerinin oluşturduğu çivi gibi çıkıntılarla kaplı olan bir kılıf yapısı bulunan virüslere verilen ad. kılıflı sarmal nükleik asit içeren virüsler (ınfluenza virüsü) ve kılıflı ikozahedral virüsler (simplex virüsü) gibi.

 

Rabies like viruses : Rhabdoviridae ailesinde, lizzavirüs cinsinde bulunan ve kuduz virüsü benzeri morfolojiye sahip olan virüsler. Kuduz benzeri virüsler.

Helical viruses : Uzun çubuk şeklinde, katı ya da esnek olabilen, silindir şeklindeki kapsit içinde sarmal uzanan nükleik asitleri bulunan virüsler. örnek: tütün mozaik virüsü, bakteriyofaj m13 gibi. Sarmal virüsler.

Hot viruses : Riskli virüsler. Sıcak virüsler. Hızlı olarak yayılabilen, çoğunlukla ölüme yol açan ve bu nedenle tüm ülkelerce sıkı takip altında bulundurulan ve bir ülkede görülmeleri halinde tüm dünya’da ileri düzeyde tedbirler alınmasına yol açan, insanları etkileyen ebola virüsü veya çiçek virüsü, hayvanları etkileyen sığır vebası ve tavuk vebası virüsü gibi virüsler, sıcak virüsler.

Human immunodeficiency viruses : İnsan immünyetmezlik virüsü. Kazanılmış bağışıklık noksanlığı arazına (aıds) sebep olan bir grup retrovirüs. lenfoadenopatide izole edilen lav, insan t lenfositlerinde görüleri htlv-ııı, immünbağışıklık noksanlığında görülen ıdav ve arv bu gruptandır. hepsi insan bağışıklık noksanlığı virüsleri grubuna sokularak kısaca hıv olarak gruplandınlır. Vücut sıvılarından geçerek bağışıklık sistemini zayıflatan ve tedavi edilemez özellikteki aıds hastalığına yol açan virüs. Aıds virüsleri.

İngilizce Viruses Türkçe anlamı, Viruses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Viruses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler.

Germ : Basil. Asıl. Başlama çekidi. Yumurtanın döllenmesiyle başlayıp fetal döneme kadar devam eden gelişme aşamasındaki yavru. tohumlarda üreme organı olarak bulunan ve öğütme sırasında kepekten ve nişastalı endospermden sık sık ayrılan tohumların öz kısmı, öz. Başlangıç. Embriyo. Tohumun özü. Tohum.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Computer virus : Bilgisayar virüsü. Aktivasyon üzerine bilgisayar sistemine zarar vermek için tasarlanmış olan küçük bilgisayar programı.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Viruses synonyms : plant virus, arborvirus, tumor virus, malevolent program, infective agent, slow virus, infectious agent, animal virus, micro organism, abo blood groups system, phage, bacteriophage, microorganism, bug, a chromosome, vector, aardvark, a cells, acacia, virus, a cell, a site, arbovirus, a protein, germs.