Vis türkçesi Vis nedir

Vis ile ilgili cümleler

English: A building, before it can be constructed, has to be visualized hundreds of times in the mind of an architect.
Turkish: Bir yapının inşa edilebilmesinden önce mimarın zihninde yüzlerce kez canlandırılması gerekir.

English: "What's the purpose of your visit?" "I'm a tourist."
Turkish: "Ziyaretinizin amacı nedir?" "Ben bir turistim."

English: "Who came to visit us today?" "Today my sister, Maria, came to visit us."
Turkish: "Bugün kim bizi ziyaret etti?" "Bugün kız kardeşim Maria bizi ziyaret etti.

English: A circus is visiting the town.
Turkish: Bir sirk, kenti ziyaret ediyor.

English: "Is it the first time you've been here?" "Yes, it's my first visit."
Turkish: İlk defa mı burada bulunuyorsunuz? Evet,bu benim ilk ziyaretim.

Vis ingilizcede ne demek, Vis nerede nasıl kullanılır?

Vis a vis : Karşılaştırıldığında. Karşılıklı olarak. Yüz yüze. Bir şeye göre. Karşı karşıya.

Vis à vis : Yüz yüze. -e bakınca. Karşı karşıya. İle karşılaştırınca.

Vis major : Mücbir sebep. Zorlayıcı neden. Mücbir sebepler. Zorlayıcı nedenler.

Vis viva : Devimsel enerji.

Visa : Üniversite ve yüksek okullarda yarı yıl içinde yapılan sınav. Vize. Vize vermek. Onay. Ülkeler arasında yapılacak geziler için siyasal görevlilerce belgelere konulan geçiş özgürlüğü. Onaylamak. Geçiş belgesi.

 

Viscacha : Pampa tavşanı. Kemiriciler (rodentia) takımının, şinşilyagiller (chinchillidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, 18 cm kadar kuyruğu olan, sırtı koyu kırçıl, karnı beyaz, arjantin'de toplu halde yaşayan bir tür.

Visas : Vize vermek. Onay. Üniversite ve yüksek okullarda yarı yıl içinde yapılan sınav. Vize. Onaylamak.

Visaed : Vize vermek. Vize edilmiş. Onaylamak.

Visage : Surat. Yüz. Sima. Çehre.

Visa support : Viza desteği.

İngilizce Vis Türkçe anlamı, Vis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Constrainment : Zorlama. Baskı. Mecburiyet.

Algebraical : Cebirsel.

Power : Üs (matematik terimi). Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği. Bilgisayar, hukuk, fizik, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Mat.kuvvet. Vekalet. Derman. Etki. Vekaletname. Yetke.

Baffling : Şaşırtıcı. Aldatıcı. Sürekli değişen. Kararsız. Durmadan değişen. Kafa karıştırıcı. Zor. Şaşırtma.

Competence : Yetenek. Akarsuyun iterek ve yuvarlayarak devindirebileceği büyüklükte kaya parçasının oylumu. Ustalık. Beceri. Kabiliyet. Uzmanlık. Hak. Kifayet. Akarsuyun sürükleme gücü. Ehliyet.

Compulsion : Zor. Zorunluluk. Güçlü istek. Güç kullanma. Mecburiyet. Öznel zorlama. Baskı. İcbar.

Compulsions : Zor. Baskı. Mecburiyet. Güç kullanma. Zorlanma. Dürtü. Zorunluluk. Zorlama. Yükümlülük.

Cognizance : Anlayış. Malumat. Kavrama. İdrak. Karışmak. Farkında olma. Kaza alanı. Farkına varma. Bilgi.

 

Command : Hükmetmek. Komuta etmek. Emir vermek. Emretmek. Telkin etmek. Cimnastikte, alıştırmaları yaptırmak için verilen kısa emirler. Komut. Kontrol. Hakimiyet.

Emphases : Vurgu. Ehemmiyet. Bir şeye verilen önem. Üzerinde durma. Üzerinde durulan nokta. Vurgulama. Verilen önem. Önem. Şiddet.

Vis synonyms : loveseat, energies, drive, algebras, authorisations, authority, ardous, capacity, abilities, competency, ascendancy, faculty, arm, algebraic, authorization, dint, violences, duress, emphasis, ability, arduous, capability, mights, couch, activity, birr, capacities, dominium, force, dints, puissance, tete a tete, love seat.

Vis ingilizce tanımı, definition of Vis

Vis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Force. Power.