Vitalizers türkçesi Vitalizers nedir

  • Başkalarına canlılık veren kimse (vitaliser olarak da yazılır).
  • Yaşam aşılayan kimse.
  • Can veren kimse.
  • Canlandıran.
  • Hayat veren kimse.
  • (amerikan ingilizcesi) canlandırıcı.

Vitalizers ingilizcede ne demek, Vitalizers nerede nasıl kullanılır?

Vitalizer : Hayat veren kimse. Can veren kimse. Başkalarına canlılık veren kimse (vitaliser olarak da yazılır). (amerikan ingilizcesi) canlandırıcı. Canlandıran. Yaşam aşılayan kimse.

Vitalize : Hayat vermek. Güç vermek. Canlandırmak. Diriltmek.

Vitalized : Canlandırmak. Hayat vermek. Diriltmek. Güç vermek.

Vitalizes : Canlandırmak. Hayat vermek. Güç vermek. Diriltmek.

Devitalize : Güçsüzleştirmek. Cansızlaştırmak. Şevkini kırmak. Hevesini kırmak.

Vitalizing : Canlandırmak. Diriltmek. Hayat vermek. Güç vermek.

Devitalized : Cansızlaştırmak. Hevesini kırmak. Devitalize.

Revitalize : Yeniden canlandırmak. Kuvvet vermek. Teşvik etmek. Rejenere etmek. Canlılık kazandırmak. Yeniden oluşturmak. Güçlendirmek. Diriltmek. Canlandırmak.

Revitalizes : Teşvik etmek. Canlılık kazandırmak. Yeniden canlandırmak. Yeniden oluşturmak. Diriltmek. Canlandırmak. Rejenere etmek. Kuvvet vermek.

Revitalized : Yeniden canlandırmak. Teşvik etmek. Kuvvet vermek. Yeniden canlandırılan. Diriltmek. Canlandırmak. Yeniden canlandırılmış.

 

İngilizce Vitalizers Türkçe anlamı, Vitalizers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vitalizers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embodiers : Cisimleştiren. Cisimleştiren kimse. Tek vücut olarak bir araya getiren. Biçimlendiren. Cisimlendiren. İnsan şekline sokan. Somutlaştıran. Şekillendiren. Toplayan. Bir bütün halinde toplayan.

Exhilarative : Coşturucu. Canlandırıcı. Neşelendirici. Renk katıcı. Neşelendiren. Uyaran. Hayat verici. Tahrik eden.

Vitalise : Güç vermek. Canlandırmak. (britanya ingilizcesi) canlandırmak. Bir kimseyi veya şeyi canlı yapmak (vitalize olarak da yazılır). Can vermek. Oynatmak. Diriltmek. Hayat vermek.

Inciters : Uyaran. Teşvik eden. Kışkırtıcı. Kışkırtan. Ayartan. Tahrik eden. Provokatör. Kandıran. Heyecanlandıran.

Embodier : Şekillendiren. Düzenleyen. Cisimleştiren kimse. Somutlaştıran. İnsan şekline sokan. Tek vücut olarak bir araya getiren. Toplayan. Şekilleştiren. Cisimleştiren.

Worker : Yaratıcı. Personel. İşgören. Emekçi. Adam. Amele. İşçi. Üretim sürecine bir bedel karşılığında emeğiyle katılan kişi. Biyoloji, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Ecir.

Alter : Hadım etmek. Başkalaştırmak. Kısırlaştırmak. Hadım etmek (hayvan). Başkalaşmak. Başka türlü olmak. Evirmek. Değiştirmek. Değişiklik yapmak.

Actor : Bir olayda yer alan kimse. Uygulama modülü (sensör). Bireycil ya da kümecil oyunda ilgi konusu olan olayları, sorunları oyunlukta eylemsel olarak sergilemek üzere, tasarlanan bir oyun metnine göre çeşitli üstlenceler yüklenen, eylem içinde gözlem ve çözümleme konusu yapılan birey ya da küme. bk. kümeölçüm. Aktör. Suçlu. Fail. Hukuk, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tiyatrocu. Bir oyun kişisini, sanatçı yaradılışı ve bilgisi ile, canlandıran ya da gösteren tiyatro sanatçısı. oyun oynama eylemini yapan kişi. (erkek ya da kadın). Bir film ya da televizyon oyununda rol alan erkek.

 

Change : Değişiklik. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Değişmek. Tebdil etmek. Bozdurmak. Değişim. Dönüşmek. Değiştirmek. Değişikliğe gitmek. Para bütünlemek.

Visualiser : Ticari grafiker. Akılda resimleyen. Tahayyül eden. Optik gösterge. Hayal eden. (britanya ingilizcesi) görselleyen. Hayalinde canlandıran. Hayal kuran. Tasavvur eden (visualizer olarak da yazılır).

Vitalizers synonyms : animator, modify, refreshing, inspiring, vitaliser, animating, energiser, livening, vitalizer, uplifting, doer, inciter, energizer.

Vitalizers zıt anlamlı kelimeler, Vitalizers kelime anlamı

Devitalize : Güçsüzleştirmek. Cansızlaştırmak. Hevesini kırmak. Şevkini kırmak.

Weaken : Sarsmak. Hafifletmek. Güçsüz düşürmek. Güçten düşmek. Güzsüzleştirmek. Güçsüz kılmak. Gücünü azaltmak. Zayıflamak. Zayıflatmak. Güçsüzleştirmek.