Viviparities türkçesi Viviparities nedir

  • Halen ana bitkiye yapışık durumdayken filizlenme yapan tohumlara sahip olma durumu.
  • Doğurma.
  • Yumurtlamak yerine yaşayan genç yavru doğurma durumu.
  • Viviparite.
  • Doğurganlık.
  • Doğuruculuk.

Viviparities ingilizcede ne demek, Viviparities nerede nasıl kullanılır?

Viviparity : Doğurucu. Doğurma. Viviparite. Canlı larva doğurabilme niteliği. yumurtlamayan, yavru doğuran canlılara verilen ad. Doğuruculuk. Yumurtlamak yerine yaşayan genç yavru doğurma durumu. Doğurganlık. Halen ana bitkiye yapışık durumdayken filizlenme yapan tohumlara sahip olma durumu.

İngilizce Viviparities Türkçe anlamı, Viviparities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Viviparities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fertileness : Ürün yetiştirebilme kapasitesinde olma. Bereketlilik. Verimlilik. Ürün veya mahsül yetiştirebilir olma. Üretkenlik. Yaratıcılık. Zenginlik.

Viviparity : Canlı larva doğurabilme niteliği. yumurtlamayan, yavru doğuran canlılara verilen ad. Doğurucu.

Engendering : Tevlit etme. Vücuda getirme. Hasıl etme. Doğurmak. Yol açma. Neden olan veya doğuran. Meydana çıkarma. Neden olmak.

Birth : Kaynak. Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı. Soy. Doğum. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Başlangıç. Tevellüt. Köken.

 

Labour : Doğum sancısı çekmek. Doğum. İşçi. Çaba harcamak. İşgücü. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak üzere giriştiği, hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendi kendisini değiştiren çalışma süreci. Emekle meydana getirmek. (gemi) denizde çalkalanmak. Uğraşmak.

Breedings : Görgü. Soy. Islah. Görgü kuralları. Üretme. Kesit. Edep. Yetiştirme. Terbiye.

Fertility rate : Doğurganlık hızı. Coğrafya, iktisat alanlarında kullanılır. Herhangi bir ülke ya da bölgede, bir yıl içinde gerçekleşen doğumların, doğurma yaşındaki kadın (15-49 yaş arası) sayısına oranı. Verimlilik oranı. Doğurganlık yaşları arasında bulunan (genellikle 15 ile 44) her 1.000 kadın grubu başına ortalama doğum oranı. Doğurganlık oranı.

Breeding : Erkek hayvanın dişiyle çiftleşmesi, çiftleştirme. Hayvancılık. Üretme. Görgü kuralları. Görgü. Kuluçka. Dönüşüm oranı 1 'den büyük olan işlem. Özellikle tırıs ve dörtnal koşma sırasında ve konkur atlarında daha çok görülen, atın yürürken arka ayak nalının ön kısmıyla ön bacağa vurmasıyla meydana gelen, atlarda görülen bir yürüyüş kusuru. Islah.

Fertility : Fertilite. Belli bir nüfusta belli bir zaman süresi içinde gerçekleşen canlı doğumların sayısı ya da oranı. Verimlilik. Bereketlilik. Biteklik. Üretkenlik. Mümbitlik. Artağanlık. Balıklarda dişi ve erkek bireylerin döl verebilme yeteneği, fertilite.

Viviparities synonyms : ertility, parturition, fecundity, delivery, fertilities, births, parturitions, deliveries, prolificacy, give birth, childbirth, inducing, bearing, calving, childbirths.