Vizor türkçesi Vizor nedir

Vizor ingilizcede ne demek, Vizor nerede nasıl kullanılır?

Vizors : Vizör. Şapka siperi. Miğferin açılıp kapanan önü. Güneşlik. Maske.

Viz : Demek ki. Yani. Demek oluyor ki.

Vizard : Vizör. Maske. Miğferin yüzü koruyan parçası (eski kullanım). Mercek.

Vizards : Miğferin yüzü koruyan parçası (eski kullanım). Vizör. Mercek. Maske.

Vizier : Vezir.

Vizsla : Macaristan’dan köken alan, transilvanya tazısı ve nesli tükenmiş türk sarı köpeği olmak üzere iki antik ırktan geliştirilmiş ve yakın zamanlarda ırkın oluşumuna alman kısa tüylü poyıntır ve ingiliz poyıntır genotipleri katılmış, orta büyüklükte, kaslı fakat zarif, kafatası hafif kubbemsi, geniş ve alın ortasında bir çizgi bulunan, başı uzun, burnu uca doğru incelen ve aristokrat bir hava taşıyan, kuyruğu normal uzunluğundan 2/3 oranında kesilen, yürüyüşü belirgin, güçlü ve esnek, tüyleri kısa, sık ve vücuda yapışık, rengi altın pası renginin farklı tonlarında, kısa tüylü ve tel tüylü varyeteleri bulunan, sevgi dolu, zeki ve eğitilebilir yapıda, burnu mükemmel koku alan, vurulan avı geri getiren, aynı zamanda iyi bir kuş avcısı ve poyıntır özelliği gösteren, sert arazi de bile iyi başarım gösteren bir av köpeği olan, itaat yarışmalarında başarılar kazanmış, kibar ve dost canlısı karakteriyle iyi bir aile köpeği de olabilen, köpek ırkı. Macar av köpeği.

 

Collectivize : Ortaklık uygulamak (ayrıca 'collectivise'). Kolektif hale getirmek. Kolektif bir hal almak. Kolektifleştirmek. Kolektifleşmek.

Meir vizeltir : Meir wieseltier (1941 doğumlu). Moskova doğumlu israilli şair ve çevirmen.

Vizierial : Vezir tarafından verilen. Vezire ait.

Viziers : Vezir.

İngilizce Vizor Türkçe anlamı, Vizor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vizor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bill : Poliçe. Beyanname. Cetvel. Keser. Poster. Senet. Kağıt para. Gaga. Tahvil. Belirli miktar paranın, belirli bir vade sonunda ödeneceğini gösteren, üzerinde düzenleme yeri veya ödeme yeri ifadelerinden en az birinin bulunduğu bir yıldan kısa vadeli borç senedi. krş. adi senet, tahvil.

Guise : Biçim. Gösteriş. Bahane. Aldatıcı görünüş. Kisve. Giysi. Dış görünüş. Kılıf. Kılık.

Peak : Sivri uç. Bir dalgalı akımda ulaşılan en yüksek değer. Tepeye ulaşmak. Kasket siperi. Doruğa tırmanmak. Zirve. Sivri. Zirveye çıkmak. Doruğa ulaşmak. İktisadi çevrimdeki genişlemenin en üst noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle genişlemeden tekrar daralmaya geçişi gösteren dönüş noktası. krş. dip.

Viewfinder : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kadraj. Bakaç. Alıcıya bağlı ya da alıcıdan ayrı olarak kullanılan, belirli bir merceğe göre görünçlüğün nasıl göründüğünü anlamaya yarayan, değişir odaklı bir mercek dizgesi. tv. televizyon alıcısında yer alan ve alıcı yönetmeninin görünçlüğü, alıcı merceğinin kapsadığı biçimde görmesini sağlayan mercek dizgesi. (sinema alıcılarının optik yapıdaki bakacına karşılık televizyon alıcılarının bakaçları elektronik yapıdadır ve gerçekte ufak bir almaç ya da bir denetliktir). Bulucu dürbün.

 

Vizards : Miğferin yüzü koruyan parçası (eski kullanım). Mercek.

Smokescreen : Özür. Düşmana görünmemek için çıkarılan duman. Duman bulutu. Paravana. Düşmana görünmemek için çıkarılan duman perdesi. Göstermelik sebep. Gerçek niyetini gizlemek için uydurulan şey.

Awning : Güneş kırıcı. Gemilerin açık güvertesinde kullanılan çadır bezinden yapılma güneş ve yağmurdan geçici olarak korum. Branda. Güneş şemsiyesi. Sayvan. Markiz. Parasol. Tente.

Helmet : Koruyucu başlık. Kask. Başlık. Miğfer. Çelik başlık. Baret. Tolga.

Colour : Renklendirmek. Hareketlilik. İçyüzü. Duyulanmanın niteliğinde, ışığın tayfsal bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı cinsten olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir duyulanmanın belirtisi, ıralayıcı niteliği. Doğrudan ya da üzerine düştüğü nesnelerde yansıma, kırılma, soğurulma gibi olaylar sonucu göze ulaşan ışığın, dalga boyuna göre bilinçte uyandırdığı imge. belli bir dalga boyundaki elektromıknatıssal ışınımın niteliği. Nüans. Renk. Dış görünüş. Boyamak.

Vizor synonyms : plate armor, golf cap, plate armour, sun shield, jockey cap, parasols, respirator, armor plating, solarium, finder, anti dazzle, mask, lens hood, guises, parasol, baseball cap, armour plate, view finder, viewfinders, sun viser, brim, venetian blind, dorse, sun visor, eyeshade, optical viewfinder, sunshades, stalkinghorse, brims, object finder, replica, visors, awnings.

Vizor ingilizce tanımı, definition of Vizor

Vizor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Visor].