Visor türkçesi Visor nedir

  • Miğferin açılıp kapanan önü.
  • Maske.
  • Siperlik.
  • Kasket siperliği.
  • (kasket) siperlik.
  • Vizör.
  • Viziyer.
  • Şapka siperi.
  • Siper.
  • Güneşlik.

Visor ile ilgili cümleler

English: Ali is an administrative supervisor.
Turkish: Ali idari bir gözetmen.

English: Could you remind me to call my academic advisor at 9:00 p.m. tomorrow?
Turkish: Yarın 9.00'da akademik danışmanımı aramamı hatırlatabilir misin?

English: Ali has been made a supervisor.
Turkish: Ali bir gözetmen yapılmıştır.

English: Can I speak to your supervisor?
Turkish: Danışmanınla konuşabilir miyim?

English: Ali spoke to a career advisor.
Turkish: Ali bir kariyer danışmanıyla konuştu.

Visor ingilizcede ne demek, Visor nerede nasıl kullanılır?

Sun visor : Güneş siperi. Güneş siperliği (araba). Parasol. Güneşkıran. Güneşlik (araba). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak üzere mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım. Güneş siperliği. Güneşlik.

Visoring : Viziyer. Vizör. Maske. Siperlik. Siper. Kasket siperliği. (kasket) siperlik. Güneşlik. Şapka siperi.

Visorless : Güneşliksiz. Sipersiz. Maskesiz. Vizörü olmayan. Siperi olmayan. Vizörsüz.

Visors : Güneşlik. Şapka siperi. Miğferin açılıp kapanan önü. Maske.

 

Advisor : Danışman hoca. Yol gösterici. Müşavir. Yol gösteren. Akıl hocası. Danışman öğretim üyesi. Danışman öğretmen. Danışman.

Advisory fee : Danışmanlık ücreti. Verilen bir tavsiye için ödenen ücret.

Advisory : Öğüt veren. Öneri. Tavsiye mahiyetinde. Tavsiye niteliğinde. Akıl veren. Danışma ile ilgili. Tavsiye kabilinden. Öneri niteliğinde. İstişari. Danışma.

Advisory board : Danışma kurulu.

Advisory body : Danışma organı. Danışma konseyi.

Advisory council : Danışma konseyi. Danışma meclisi. İstişari meclis. İstişare kurulu.

İngilizce Visor Türkçe anlamı, Visor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Visor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Peak : Bir dalgalı akımda ulaşılan en yüksek değer. Tepe noktası. Genç dağlık kitlelerde ince uçla son bulan tepelere verilen ad. Tepeye ulaşmak. Uç. Bilgisayar, coğrafya, fizik, iktisat alanlarında kullanılır. Sivri uç. Doruğa tırmanmak. Pik yapmak.

Jockey cap : Kasket.

Sandbagged : Siperlik kum torbası. Kum torbaları ile çevirmek (siper). Kum torbası. Kum torbaları ile takviye edilmiş. Kum torbasıyla korumak. Yanıltma.

Eyeshade : Güneş siperliği. Göz siperi.

Awning : Tente. Markiz. Parasol. Güneş şemsiyesi. Sayvan. Gemilerin açık güvertesinde kullanılan çadır bezinden yapılma güneş ve yağmurdan geçici olarak korum. Branda. Güneş kırıcı.

Aegis : Saye. Koruma. Kalkan. Himaye.

Anti dazzle : Işık parlamasını azaltan.

Dyke : Set. Etrafına set çekmek. Kazmak. Lezbiyen. Kesen damar. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bent. Komşu kayaçların yapısını gelişigüzel kesen çatlak ya da yarıkları, magmanın doldurulmasıyle oluşmuş kayaç damarı. Suyolu.

 

Sunshield : Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak üzere mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Visor synonyms : plate armor, plate armour, golf cap, vizors, baseball cap, dykes, sandbagging, bulwarks, dike, respirator, viewfinder, vizor, sunblind, bill, bulwark, barricade, parasols, mask, object finder, parasol, view finder, sandbags, vizards, guise, colour, service cap, viewfinders, stalking horse, sunshade, barricading, armor plating, peaked cap, armor plate.

Visor ingilizce tanımı, definition of Visor

Visor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A part of a helmet, arranged so as to lift or open, and so show the face. The openings for seeing and breathing are generally in it.