Visoring türkçesi Visoring nedir

Visoring ingilizcede ne demek, Visoring nerede nasıl kullanılır?

Advisories : Öneri. Uyarı yapan resmi rapor ya da duyuru. Tavsiye veren rapor. Bilgi ve tavsiye veren.

Sun visor : Güneş siperi. Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak üzere mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım. Güneşlik. Güneş siperliği (araba). Güneş siperliği. Parasol. Güneşlik (araba). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Güneşkıran.

Visor : Güneşlik. Siperlik. Maske. Siper. (kasket) siperlik. Vizör. Kasket siperliği. Şapka siperi. Miğferin açılıp kapanan önü. Viziyer.

Visorless : Siperi olmayan. Sipersiz. Vizörü olmayan. Maskesiz. Güneşliksiz. Vizörsüz.

Visors : Şapka siperi. Güneşlik. Miğferin açılıp kapanan önü. Maske.

Advisor to the prime minister : Başbakan danışmanı. Uman olduğu alanlarda başbakana tavsiye veren kişi.

Advisory body : Danışma konseyi. Danışma organı.

Advisory committee : İstişare komisyonu. İstişari komite. Tavsiye komitesi. Danışma kurulu. Danışma komitesi.

Advisory council : Danışma meclisi. Danışma konseyi. İstişari meclis. İstişare kurulu.

Advisors : Danışman. Müşavir. Danışman öğretmen.

 

İngilizce Visoring Türkçe anlamı, Visoring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Visoring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vizor : Miğferin açılıp kapanan önü.

Barricades : Engel. Barikat.

Brim : Bardak ağzı. Silme dolu olmak. Dolmak. Ağzına kadar dolu olmak. Şapka kenarı. Ağız. Kenar. Ağız (bardak). Ağzına kadar dolmak.

Sunshield : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak üzere mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım.

Viewfinders : Bakaç. Bulucu dürbün. Kadraj.

Peak : En yoğun olduğu durum. Kasket siperi. Sivri uç. Sivri. İktisadi çevrimdeki genişlemenin en üst noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle genişlemeden tekrar daralmaya geçişi gösteren dönüş noktası. krş. dip. En yüksek sınır. Zayıflamak. Genç dağlık kitlelerde ince uçla son bulan tepelere verilen ad. Uç.

Dike : Hendek. Sevici kadın. Set çekmek. Lezbiyen. Set yaparak korumak. Süslemek. Kanal. Etrafına set çekmek. Duvar.

Deflector : Gaz dolaşım önleyicisi. Gaz havalı lambalarda, sıcak gazın dip yakınlarında dolaşmasını engelleyen, mika ya da metal pul. Kalkan. Deflektör.

Gasconade : Yüksekten atmak. Böbürlenmek. Methetmek. Missouri eyaletinde şehir. Övmek. Övünmek. Gösteriş yapmak. Övünme.

Vizors : Miğferin açılıp kapanan önü.

Visoring synonyms : line shooting, bragging, object finder, bucklers, stalkinghorse, visors, parasols, goggles, bulwarked, bulwark, vizard, finder, vizards, bulwarking, front, dyke, sun visor, guise, stalking horse, buckler, colour, aegis, peaks, view finder, sun viser, anti dazzle, brag, sandbagging, dikes, crow, self praise, sunblind, sandbags.