Voiceless türkçesi Voiceless nedir

  • Oy kullanamayan.
  • Ötümsüz.
  • Sessiz.
  • Sedasız.
  • Dilsiz.
  • Düşüncesini söyleme hakkı olmayan.
  • Titreşimsiz.
  • Söz hakkı olmayan.

Voiceless ingilizcede ne demek, Voiceless nerede nasıl kullanılır?

Voiceless consonant : Tonsuz ünsüz. Sessiz harf. Ciğerlerden gelen havanın ses tellerinde titreşime uğramadan ve ton almadan bir fisıltı veya gürültü biçiminde boğumlanması ile oluşan ünsüz. türkçede ç / f / h / k / p / s / ş / t ünsüzleri tonsuz ünsüzlerdir. karşıtı tonlu ünsüz’dür.

Voiceless sound : İnsan sesi kullanmayarak çıkarılan ses.

Voicelessly : Etkisizce. Etkisiz bir şekilde. Sessiz bir şekilde. Ses olmadan. Sessizce. Tesirsiz bir şekilde. Tesirsizce.

Voicelessness : Tesirsizlik. Sesi olmama durumu. Sessiz olma durumu. Etkisizlik. Ses yitimi. Etkisiz olma durumu. Tesirsiz olma durumu. Sessizlik. Fikirsizlik fikirsiz olma durumu. Sesli olmama durumu.

Voice activated : Sesle etkinleştirilen. Ses ile aktifleşen. Ses kumandalı. Sesle kumanda edilen.

Voice capable modem : Ses özellikli modem. Sesleri işlemden geçirebilen modem.

Voice detecting program : Ses tanımlama programı. Ses algılama programı. Sesleri bilgisayar aracılığıyla tanımlamak için tasarlanmış program.

Voice detecting : Ses algılayıcı. Ses tanımlayan. Sesleri bilgisayar aracılığıyla tanımlama teknolojisi. Ses algılayan.

 

Voice compression : Söz sıkıştırma.

Voice channel : Sesin içinden geçtiği kanal. Ses kanalı.

İngilizce Voiceless Türkçe anlamı, Voiceless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Voiceless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mute : Susum. Yumuşatmak. Dilsiz kimse. Sessizlik. Suskun. Okunmayan harf. Surdin ile kısmak. Ses kaynağının sesinin kesilmesi.

Canniest : Tedbirli. Rahat. Zarif. Sakin. Akıllı. Açıkgöz. İdareli. Cazip. Dikkatli. Hoş.

Taciturn : Süküti. Sakin. Çok az konuşan. Suskun. Az konuşan.

Silents : Sakin. Gürültüsüz. İçinden okunan. İçten içe güdülen. Suskun. Süküti.

Silent : İçten içe güdülen. Yazılıp da söylenmeyen. Sakin. Süküti. Telaffuz edilmeyen. Suskun. Gürültüsüz. İçinden okunan.

Closemouthed : Gürültüsüz. Konuşkan olmayan. Ağzı sıkı. Sır tutabilen.

Non interlaced : Ekranın tüm satırların görüntülendiği çalışma durumu. Aralıksız görüntüleme.

Aphonic : Sesi kısık. Gürültüsüz.

Dumbed : Dilini yutmuş. Aptal. Suskun.

Voiceless synonyms : vibration free, mutes, tongueless, dumb, disenfranchised, dumber, dumbest, breathless, at peace, close tongued, non vibrating, inarticulate, consonant, buttoned up, consonantal, dumbs, disfranchised, speechless, canny, voteless, cannier, unvoiced, unarticulate.

Voiceless zıt anlamlı kelimeler, Voiceless kelime anlamı

Articulate : Eklemlerle birleştirmek. Hecelemek. Açık bir şekilde ifade etmek. Açık seçik. Boğumlu. Düşünce ve duygularını rahatça dile getirebilen. Açık seçik belirtmek. Söylemek. Tane tane söylemek. Telaffuz etmek.

 

Enfranchised : Azat edilmiş. Sorumluluktan kurtarmak. Azat etmek. Kabul etmek (üyeliğe vb.). Salıverilmiş. Oy hakkı vermek. İmtiyaz verilmiş. Vatandaşlığa kabul edilmiş. Oy kullanma hakkı tanınmış. Hak tanımak.

Voiceless ingilizce tanımı, definition of Voiceless

Voiceless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Silent. Mute. Having no voice, utterance, or vote. Dumb.