Mute nedir, Mute ne demek

Mute; Gitar alanında kullanılan bir kelimedir.

Gitar terimi olarak anlamı:

Ses kaynağının sesinin kesilmesi.

Kısa süreli tok sesler elde etmek için pena tutan elle vurulacak tel ya da tellerin köprünün hemen yanından hafifçe sıkıştırılmasıyla sesin bir miktar susturulması, muting-palm.

Mute ile ilgili Atasözü veya Deyim

muteber olmak : yürürlükte olmak, geçerli olmak.

Mute anlamı, tanımı

Mutezile : Kaderi inkâr ederek “kul, ettiklerinin yaratıcısıdır” diyen ve Tanrı'nın sıfatları konusunda sünnet ehlinden ayrılan bir felsefe

Muteber : Saygın, itibarı olan, hatırı sayılır, sözü geçer. Değerli. İnanılır, güvenilir. Geçerli.

Mutedil : Ilımlı. Ilıman.

Mutedil rüzgar : Rüzgâr çizelgesinde hızı 11-16 deniz mili olan ve kuvveti 4 ile gösterilen rüzgâr.

Mutedillik : Ilımlılık.

Mutekit : Bir şeye inanan, itikat eden, inançlı, inanlı, imanlı, mümin, dindar.

Mutemet : Dairelerde, iş yerlerinde bazı para işlerine bakan görevli. Kendisine inanılıp güvenilen kimse.

Mutemetlik : Mutemedin görevi.

Mutena : Özenilmiş, özenli bir biçimde yapılmış. Seçkin, önemli.

Muteriz : Karşı gelen, itiraz eden, itirazcı. İtiraz eden (kimse).

Sıkıştırılma : Sıkıştırılmak işi.

Kısa süreli : Uzun olmayan süre.

Susturulma : Susturulmak işi.

 

Hafifçe : Hafif olarak, hafif bir biçimde, belli belirsiz.

Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.

Kesilme : Kesilmek işi.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Süreli : Belirli aralıklarla yapılan, çıkan, mevkut, periyodik.

Hafif : Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.

Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.

Diğer dillerde Mute anlamı nedir?

Osmanlıca Mute : susum, boğma