Volatile türkçesi Volatile nedir
- Dönek.
- Dengesiz.
- Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Gelgeç.
- Değişken.
- Uçucu.
- Uçucu (madde).
- Patlamaya hazır (durum).
- Buhar basıncı yüksek olduğundan, bulunduğu karışımdan kolayca gaz evreye geçebilen (özdek).
- Buharlaşabilen.
- Buharlaşan.
- Geçici.
- Oynak.
- Petrol, parfüm gibi çabuk buharlaşan maddeler.
- Havai.
- Düşük sıcaklıkta az ısı ile uçabilen (özdek).
Volatile ile ilgili cümleler
English: Reputations are volatile. Loyalties are fickle. Management teams are increasingly disconnected from their staff.
Turkish: Şöhretler gelip geçici. Sadakatler değişken. Yönetim ekipleri gittikçe elemanlarından daha kopuk.
English: She had a very volatile relationship with her sister.
Turkish: Onun, kız kardeşiyle çok oynak bir ilişkisi vardı.
English: This is a volatile gas.
Turkish: Bu uçucu bir gazdır.
English: This is really volatile.
Turkish: Bu gerçekten uçucu.
Volatile ingilizcede ne demek, Volatile nerede nasıl kullanılır?
Volatile anaesthesics : Uçucu anestezikler. Solunum yoluyla uygulanan anestezik maddelerin ortak adı, inhalasyon anestezikleri.
Volatile area : Aynı durumda kalması muhtemel olmayan alan. Uçucu alan. Değişken alan.
Volatile basic nitrogen : Toplam uçucu bazik azot. Amonyak, trimetilamin ve dimetilamin gibi azot içeren uçucu serbest bazik bileşiklerinin genel adı, tvb-n. Uçucu bazik azot.
Volatile fatty acids : Uçucu yağ asitleri. Normal basınçta düşük kaynama-buharlaşma sıcaklığına sahip olan, özellikle işkembe içeriğinde veya silajda bulunan, enerji metabolizmasında kullanılan propiyonik, bütirik ve sirke asidi gibi organik asitler.
Volatile file : Uçucu dosya. Uçucu kütük.
Non volatile memory : Elektrik akımının durdurulduktan sonra da veri saklayan bellek. Silinmeyen bellek.
Volatile matter : Madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Cisimlerin bileşiminde, gaz ya da buhar durumunda bulunan maddeler. Uçucu madde. Bir üründe kolay buharlaşabilen nitelikte olan petrol, parfüm gibi kısımlar. Uçucu özdek.
Volatile substance : Değişken madde. Uçucu madde. Çabucak uçan madde.
Volatile memory : Geçici bellek. Uçucu bellek.
Volatile storage : Uçucu bellek.
İngilizce Volatile Türkçe anlamı, Volatile eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Volatile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flightiest : Sorumsuz. Delişmen. Kaprisli. Uçarı. Kararsız. Aklı bir karış havada. Düşüncesiz. Budala. Maymun iştahlı. Hoppa.
Flukier : Şansa bağlı. Kararsız. Tesadüf. Şans.
Elfins : Perimsi. Neşeli. Hayat dolu. Şakacı. Peri gibi. Periye benzer. Yaramaz. Küçük. Peri benzeri.
Extrinsic : İkincil. Dışarıdan. Dış kaynaktan. Yabancı. Esaslı olmayan. Eğreti. Dışarda. bir organ ya da bir parçasının içinde olmayan kas. 3.hücre zarının dışında ya da kısmen dışarı doğru bulunan proteinler. periferal proteinler. Dış.
Ambivalent : Çelişik duygu taşıyan. Kararsız. Duyguları çelişen. Karışık duygular besleyen. Çelişik duygular taşıyan. Birbirine zıt hisleri olan. Karışık hisleri olan. İkircikli. Zıt duygu taşıyan.
Choppiest : Çırpıntılı. İstikrarsız. Yön değiştiren (rüzgar). (rüzgar) değişken. (deniz) çırpıntılı. Değişen. Durmadan yön değiştiren. Dalgalı. Tutarsız.
Feather : Tüylenmek. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Köpük (dalga). Kuştüyü. Kama. Kuştüyü ile kaplamak. Kuşların vücutlarını örten çeşitli yapı ve renkteki üst deri uzantıları. Yalnızca kuşlarda bulunan ve vücudu örten, izolasyon, uçma, savunma, kur yapma ve diğer fonksiyonları sağlayan boynuzumsu epidermal yapı. Tüy.
Aerial : Havayla ilgili. Havaya ilişkin. Hava. Anten ile ilgili. Havaya ait. Hava ile ilgili. Hayali. Anten. Teneğe değişli.
Unstable : Delibozuk. İstikrarsız. Kararsız. Dayanıksız. Sabit olmayan. Yeltek.
Factor : Öge. Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarını devralan finansal kuruluş. Neden. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Etken. Kahya. Aracı kuruluş. Karmaşık bir yapı içinde örgütlenmiş olan oluşumların temel bileşenleri sayılan ve çeşitli ölçerlerle elde edilen ölçümlerin aralarında bağıntılı olmasını sağladığı tasarlanan ana öğelerden her biri. bk. etken çözümlemesi. Kahya (isk.). Faktör. etken.
Volatile synonyms : vapourisable, vapourific, volatilisable, day fly, ablative, fluctuant, caducous, changeful, choppier, lightsome, vaporific, fulminic, crinkliest, caducity, giddy, apostate, airy, diarthrosis, giddying, amphoteric, contagious, deserters, volatilizable, lop sided, ethereal, crinkled, chanqeable, volitant, friskiest, giddier, brain sick, deciduous, alterant.
Volatile zıt anlamlı kelimeler, Volatile kelime anlamı
Nonvolatile : Kolayca buharlaşmayan. Geçici değil. Uçucu olmayan. Kalıcı. Uçmaz. Buharlaşmaz.
Constant : Direşimli. Sürekli. Değişmez. Dursayı. Sebatlı. Durgan. Metin. Sadık. Konstant. Sabit.
Volatile ingilizce tanımı, definition of Volatile
Volatile kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A winged animal. Having the power to fly. Game. Wild fowl. Flying. Passing through the air on wings, or by the buoyant force of the atmosphere.

Bu kısımda Volatile kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Volatile ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Volatile anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Volatile ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.