Voluntary jurisdiction türkçesi Voluntary jurisdiction nedir
- Hukuk alanında kullanılır.
- İhtilafsız yargılama.
- Çekişmesiz yargı.
Voluntary jurisdiction ingilizcede ne demek, Voluntary jurisdiction nerede nasıl kullanılır?
Voluntary : Kendiliğinden yapılan. Serbest. Gönüllü. İsteyerek yapılan. Kasıtlı. Fahri. İstemli hareket. İstençli. İstemli. İradi.
Jurisdiction : Hükümet. Yargılıkların yetkileri. Yetki sınırı. Yetki alanı. Yetkili yargılık. Yargılama gücü. Davayı gören yargılık. Yargılıkların görevi. Yetki sınırları. Yargılama yetkisi.
Voluntary active euthanasia : Gönüllü aktif ötanazi. Gönüllü ötanazi. Bir kimsenin gönüllü kendi iradesiyle ölümünü istemesi.
Voluntary arbitration institute : Vaı. Gönüllü arabuluculuk enstitüsü. Bir anlaşmazlığa düşen tarafların rızası ile çatışma çözüm hizmetleri sunan enstitü.
Voluntary association : Hayır kurumu. Gönüllü teşkilat. Dernek. Hayır kurumları. Gönüllü kurumlar. Gönüllü dernek. Para karşılığı olmaksızın çalışan birim. Kar amacı gütmeyen kuruluş.
Voluntary bankruptcy : İhtiyari iflas. Borçlu durumdaki kişinin talebine göre yapılan iflas ilanı. Gönüllü iflas.
İngilizce Voluntary jurisdiction Türkçe anlamı, Voluntary jurisdiction eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Voluntary jurisdiction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abstainer : Sakınan kişi. Müstenkif. Çekimser. Çekimser kalan biri. İçki içmeyen biri. Oy vermeyen biri. İçki içmeyen kimse.
Acts contra bonos mores : Töreye aykırı işlemler.
Abetment : Cesaretlendirme. Yardımda bulunma. (suça) yardımda bolunmak. Suça teşvik. Kışkırtma. Suça katılma. Suç ortaklığı. Tahrik etme. Yardakçılık etme.
Abduction : Abdüksiyon. Adam kaldırma. Kız kaçırma. Dışaçekim. Kaçırma (bir kimseyi). Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Kaçırma. Zorla kaçırma. (kas) dışarı çekme.
American law of corporation : Dernekler tüzesi.
Administer an oath : Yemin ettirmek. Ant içirmek. Andiçirme.
Accused : Müttehem. Suçlu. Zanlı. Maznun. Suçlanan. Sanık. İtham edilen.
Allegation : İddia. Bahane. Suçlama. İleri sürme. Özür. İthamname. İtham. Mazeret. Sav.
A wide saloon : Duyuru tahtası.
Abstention : Kaçınma. Çekimser oy. Çekinme. Sakınma. Oy vermeme. Çekimser kalma. İmtina. Uzak durma. Vazgeçmek. Çekimserlik.
Voluntary jurisdiction synonyms : administration of justice, aggravating circumstances, annulment, absente, administrative districts, act of witness.

Bu kısımda Voluntary jurisdiction kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Voluntary jurisdiction ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Voluntary jurisdiction anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Voluntary jurisdiction ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.