Vorticel türkçesi Vorticel nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Bir hücrelilerin (protozoa), kirpikliler (ciliata) sınıfının, çevre kirpikliler (peritricha) takımından, kasılabilen bir sapla kendini bir yere bağlayan, vücudu çan biçiminde olan ve ağız bölgesinde bir sıra hareketli kirpiği bulunan, tatlı sularda yaşayan türleri içine alan bir cins.
- Çan hayvanı.
Vorticel ingilizcede ne demek, Vorticel nerede nasıl kullanılır?
Vorticella : Cılız bir sap ile kendisini deniz altındaki bitkilere iliştiren ve göbeğimsi bir vücudu olan tek hücreli bir organizma. Çan hayvan.
Vortices : Anafor. Vorteksler. Merkez çevresinde dönme. Burgaçlar. Kasırga. Burgaç. Girdap.
Vortical : Girdap gibi dönen. Girdaba benzeyen. Girdap veya anafora ait.
Vorticity : Girdap. Vortisiti. Vortisite.
Vorticosus : Vortikozus. Girdaplı.
Vortex motion : Girdap hareketi. Vorteks hareketi. Eğrim devinimi. Çevrinti devinimi. Burgaç devinimi.
Cavort about : Tepinmek. Hoplayıp sıçramak.
Cavorted : Sıçramak. Tepinmek. Hoplayıp sıçramak. Oynamak. Zıplamak. Hoplamak.
Vortex : Vorteks. Döner su kütlesi. Merkez çevresinde dönme. Burgaç. Girdap. Anafor. Girdap, su çevirisi. deney tüpündeki çözeltilerin karıştırılmasında kullanılan cihaz.
Vortexes : Anafor. Döner su kütlesi. Girdap. Burgaç. Vorteks. Merkez çevresinde dönme.
İngilizce Vorticel Türkçe anlamı, Vorticel eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Vorticel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Steep : Suda bırakmak. Fahiş. İnanılmaz. Suya koymak. Suya batırmak. Dik. Demlendirmek. Sarp. Yalçın. Aşırı.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Upright : Direk. Dimdik. Doğru. Yüksek atlamalarda, aşılması gereken çıtayı taşıyan ayakların konduğu direklerden her biri. Nezih. Dik. Dikey. Kalkık. Namuslu. Dik duran şey.
Aardvarks : Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Upended : Dikmek. Düşey. Altüst etmek. Tersini yapmak. Dikine oturtmak. Başaşağı etmek. Dik. Dikey. Boca etmek.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Plumb : Doğrultmak. Çekül. Anlamını çıkartmaya çalışmak. Tartmak. Ölçmek (derinlik). Dikine. Anlamaya çalışmak. Tam olarak. Gayet. Düzeltmek.
Vorticel synonyms : unsloped, straight, abramis zone, acacia, a protein, a chromosome, aardvark, aardwolf, perpendicular, orientation, abo blood groups system, a cell, abiotic environment, a site.
Vorticel zıt anlamlı kelimeler, Vorticel kelime anlamı
Crooked : Yamuk. Çarpık. Kargacık burgacık. Deforme olmuş. Dolandırıcı. Yalancı. Namussuz. Eğri büğrü. Eğri. Bükülü.
Gradual : Yavaş. Kademeli. Yavaş yavaş. Derece derece olan. Yavaş yavaş olan. Aşamalı. Tedrici. Derece derece.
Horizontal : Ufka ait. Yatay çizgi. Horizontal. Ufki. Yatay. Yatay düzlem. Yatay yerleştir. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Düz. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem.
Vorticel antonyms : inclined, disjoin.
Vorticel ingilizce tanımı, definition of Vorticel
Vorticel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A vorticella.

Bu kısımda Vorticel kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Vorticel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Vorticel anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Vorticel ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.