Vowelize türkçesi Vowelize nedir

Vowelize ingilizcede ne demek, Vowelize nerede nasıl kullanılır?

Vowelized : Noktalamak. Sesli işaretleri koymak. Sesli yapmak.

Vowelizes : Noktalamak. Sesli yapmak. Sesli işaretleri koymak.

Vowel ephenthesis : Türkçenin hece yapısına aykırı olan yabancı kelimelerde söyleyişi kolaylaştırmak, türkçe kelimelerde de anlama güç katmak üzere kelimenin iç sesinde ünlü türemesi olayı. başlıca türleri şunlardır: iki ünsüzle başlayan tek heceli yabancı kelimelerde iki ünsüz arasında: tren > tiren, grup > gurup, kral > kıral, klüp > kulüp vb. || sonu iki ünsüzle biten tek heceli yabancı kelimelerde ünsüzler arasında: akl > akıl, fikr > fikir, ömr > ömür, lutf > lutuf, zikr > zikir vb. || güçlendirme ve küçültme sıfatları yapan ekler almış bazı türkçe kelimelerde kelime ile ek arasında: az-cık > az-ı-cık; dar-cık > dar-a-cık, güp-gündüz > güp-e-gündüz, yap-yalnız > yapa-yalnız, sap sağlam > sap-a-sağlam vb. bk. ünlü türemesi. İç seste ünlü türemesi.

Vowel gradation mutation : Ünlülerin ünlülere veya ünsüzlerin ünlülere yaptığı etki sonucunda bir ünlünün nitelik değiştirmesi olayı. ünlülerin birbirine etkisine veya daha başka nedenlere bağlanan ünlü değişimi, ünlü uyumu; ünsüzlerin ünlülere etkisinden doğan ünlü değişimi, ünlü incelmesi, ünlü kalınlaşması, ünlü daralması, ünlü genişlemesi, ünlü yuvarlaklaşması veya ünlü düzleşmesi biçiminde (bunlara bk.) kendini gösterir. genellikle ağızlarda görülür: kayış > geyiş, çocuk > çöcük, buz > büz, bıldır > bildir, «geçen yıl», beğen-> ban-,köle > kole; az > ız, ağaç / ıgaç, çağır-> çığır-, alınca > alıncı, koy-> guy-, ova > uva, cep > cöp, bebek > böbek, çekirge > çökürge, fırsat > fursat, müddet > middet vb. türkçedeki ünlü değişimlerinin almanca bruder «erkek kardeş», brüder «erkek kardeşler», ing. man «adam», men «adamlar» örneklerinde görüldüğü gibi anlama etkisi yoktur. Ünlü değişimi.

 

Vowel harmony : Türkçe sözlerde kök hece ünlülerinin taşıdıkları kalınlık-incelik, düzlük-yuvarlaklık niteliklerine göre öteki heceler ünlülerine yaptığı etki sonucunda ortaya çıkan benzeşme sistemi: başlangıç, bilezik, üzengi, delicesine (<deli-ce-si-n-e), kesmece (<kes-me-ce), birikinti (<birik-inti), bıraktılar (<bırak-tı-lar), yolcu (<yol-cu), yolsuzluk (<yol-suz-luk), görmüyordu. (<gör-me-yor-du) vb. bk. büyük ünlü uyumu, küçük ünlü uyumu. || ünlü uyumu bozulmamış bazı türkçe sözler ile uyuma aykırı alıntı sözler, eklerle gemişletildiklerinde, uyum, o kelimelerin son hecelerindeki ünlülere göre ayarlanır; şişman-lık, inan-an-lar, hangi-leri, kardeş-leri, kiracı-lardan, bok-sör-ler. Ünlü uyumu. Ses uyumu.

Broad vowel : Yayvan ünlü.

Vowel shift : Ünlülerin telaffuzlarının değiştiği fonetik olay. Ünlü kayması.

 

Vowel system : Sesli harf sistemi.

Vowel point : Sesli işareti. Hareke. Harf vurgusu.

Anaptyctic vowel : Türeme ünlü. Asıl kelimede olmadığı halde çeşitli nedenlerle kelime başında veya içinde türeyen ünlü: rus > urus ing. steam > istim, lazım > ilazım, grup > gurup, gencecik (<genç-e-cik), sabr > sabır, keşf > keşif vb. bk. ünlü türemesi.

İngilizce Vowelize Türkçe anlamı, Vowelize eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vowelize ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Punctuated : Noktalama işaretlerini koymak. Lafını kesmek. Sözünü kesmek. Araya girmek. Noktalı.

Stops : Dindirmek. Savmak. Kesilmek. Stop ettirmek. Kalmak. Durmak. Devam etmemek. Bitmek. Bırakmak.

Dot : Nokta koymak. Dağıtmak. Nokta nokta kaplamak. Noktasını koymak. Beneklemek. Serpiştirmek. Nokta. Çekidini koymak.

Finish : Mükemmelleştirmek. Son vermek. Cilalamak. Yürüyüşçü ya da koşucunun, gövdesinin herhangi bir kesimi ile varış çizgisini geçmesi. Sonuçlanmak. Sonuçlandırmak. Bitiş. Tamamlamak. Bitmek. Bitirmek.

Sound out : Ağzını aramak. Tanıdık olmayan bir kelimeyi her harfin sesini yavaşça çıkararak onları bir kelime olarak birleştirmek (öğrenmeyi yeni öğrenen çocuklar için). Bir konuda bir kimsenin fikrini sormak.

Vocalise : Ünlüye dönüştürmek. Türkü söylemek. Ağızlamak. Sesli harf yerine kullanmak. Vokal yapmak. Bir duygu veya düşünceyi yüksek sesle ifade etmek. Dillendirmek. Ünsüz bir metni ünlü işaretlerle işaretlemek (vocalize olarak da yazılır). Seslendirmek. Ses üretmek.

Vocalize : Ünlüye dönüştürmek. Vokal yapmak. Sesli harf yerine kullanmak. Sesli duruma getirmek. Seslendirmek. Noktalamak (harf). Ağızlamak.

Punctuating : (sözü) ikide bir kesmek. İşaretlemek. Lafını kesmek. Noktalama işaretlerini koymak. Vurgulamak. Sözünü kesmek. Araya girmek. Noktalama işaretleri koymak.

Enounce : Bildirmek. Beyan etmek. Öne sürmek. Açıkça belirtmek. Resmen ilan etmek. Söylemek. İfade etmek.

Vowelize synonyms : vowelise, vowelized, stipples, stop, articulate, say, vowelizes, pronounce, stipple, punctuate, enunciate, punctuates, point.

Vowelize ingilizce tanımı, definition of Vowelize

Vowelize kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To give the quality, sound, or office of a vowel to.