Wage reduction türkçesi Wage reduction nedir

  • Reel veya nominal ücretlerin düşürülmesi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ücret indirimi.

Wage reduction ingilizcede ne demek, Wage reduction nerede nasıl kullanılır?

Wage : Açmak. (savaş vb) açmak. Vergin. Mücadele başlatmak. Maaş. Başlatmak. Üretim faktörlerinden biri olan emeğin üretimden aldığı pay, diğer bir deyişle emek faktörünün fiyatı. işçilere üretim sürecine katılmaları karşılığında belli sürelerde yapılan ödeme. krş. maaş. Sürdürmek. Ücret.

Reduction : Küçültme. Azalma. Yerine oturtma (medikal tıp terimi). Tümdengelimci bir dizgede bilinmeyenleri bilinen bilgilere geri götürme. Azaltma. Negatifi zayıflatma. İndirim. Dönüştürme. Bir filmin, optik basım yoluyla, kendinden daha ufak boyda bir film üzerine aktarılması. büyültme karşıtı. Kimyasal bir olay sırasında bir maddenin bileşimindeki hidrojen miktarının artırılması ya da oksijen miktarının azaltılması, bir atom ya da iyona bir elektronun ilavesi. mayoz bölünmesi sırasında kromozom sayısının yarıya indirilmesi. redüksiyon.

Wage a war : Savaşa girmek. Savaşmak. Savaş açmak. Savaş durumu ilan etmek. Savaş yapmak. Harp başlatmak.

Wage agreement : Ücret anlaşması. Vergin anlaşması.

Wage bill : Ücret faturası. Ücretler toplamı. Ücret gideri. Vergin gideri.

 

Wage bracket : Ücret grubu. Ücret dilimi. Barem derecesi. Ücret çizelgesinde işçinin kıdemini ve deneyimini gösteren dilim.

İngilizce Wage reduction Türkçe anlamı, Wage reduction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wage reduction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Reduction in wages : Vergin indirimi. Maaşlarda düşüş.

Wage reduction synonyms : a change in demand, a change in individual demand, a change in supply, a type mutual funds, abnormal budget expenditures, abnormal budget receipts, a shift in supply.