Wanderer türkçesi Wanderer nedir

  • Avare.
  • Gezgin.
  • Göçebe.
  • Aylak.
  • Göçmen kişi.
  • Başıboş dolaşan kimse.
  • Gezgin kişi.
  • Oradan oraya göçen kişi.
  • Gezginci.
  • Amaçsızca dolaşan kimse.

Wanderer ingilizcede ne demek, Wanderer nerede nasıl kullanılır?

Wanderers : Gezgin kişi. Oradan oraya göçen kişi. Amaçsızca dolaşan kimse. Aylak. Avare. Başıboş dolaşan kimse. Göçmen kişi. Göçebe. Gezginci. Gezgin.

Wandered : Kaybolmak. Sapmak. Başıboş dolaşmak. Dalıp gitmek. Yolunu şaşırmak. Gezinmek. Uzaklaşmak. Abuk sabuk konuşmak. Amaçsızca gezinme. Kıvrıla kıvrıla gitmek.

Wandered aimlessly : Bir şey yapmadı. Bir şey yapmadan dolaştı. Hedefsiz ve amaçsız bir şekilde dolaştı. Amaçsızca dolaştı.

Wandered far : Uzaklara gitti. Uzunca mesafe kat etti. Uzunca bir yol yürüdü. Uzaklara yürüdü. Uzun bir mesafe gitti.

Wander about : Boş boş takılmak. Başıboş dolaşmak. Boş boş dolaşmak. Dolanıp durmak. Gezinmek.

Wander away : Uzaklaşmak.

Wander from the subject : Konudan sapmak. Konudan ayrılmak.

Wander : Uzaklaşmak. Sayıklamak. Amaçsızca gezinme. Kaybolmak. Dalıp gitmek. Abuk sabuk konuşmak. Amaçsızca dolaşmak. Başıboş dolaşmak. Kıvrıla kıvrıla gitmek. Yolunu şaşırmak.

Wander about the world : Amaçsız bir şekilde dünyayı gezmek. Dünyayı dolaşmak. Bir yerinden bir yerine dünyayı dolaşmak.

 

Wander off : Konu dışına çıkmak. Karışmak. Konudan sapmak. Başkalarından ayrılarak kendi başına dolaşmak. Sapmak. Konudan konuya atlamak. Ayrılmak (esas konudan). Farklı şeylere dalıp gitmek. Konudan ayrılmak. Uzaklaşmak.

İngilizce Wanderer Türkçe anlamı, Wanderer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wanderer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Passengers : Beleşçi. İşten kaytaran kimse. Yolcular. Yolcu.

Drifters : Serseri. Bir tür balıkçı teknesi. Trol balıkçı teknesi. Başıboş. Sapı silik. İpi kırık. Akıntıya kapılmış gemi.

Drifter : Akıntıya kapılmış gemi. Sapı silik. Trol balıkçı teknesi. İpi kırık. Başıboş. Serseri. Bir tür balıkçı teknesi.

Mobile : Değişken (fikir). Dengede hareket düzeni. Hareketli. Oynak. Akışkan. Zaman içinde konumu, yapısı ya da niceliğini değiştirme özelliği olan özdek, olay ve süreçlerin genel niteliği. Yer değiştirebilen. Seyyar. Devinimli.

Rambler : Serseri. Sarmaşık gülü. Sarmaşık gülü (botanik terimi). Konudan konuya atlayan insan. Gezip dolaşan kimse. Gezen kimse.

Spider : Örümcek. Sacayağı. Muylu blok. Ayaklı sehpa. Fayton. Zarif. Ağ. Örümcekler takımına bağlı olup, başla birleşik göğüsleri, topluca bir karınları ve dört çift ayakları olan eklembacaklıların genel adı. İstavroz dişlisi.

Bummers : Kötü olay veya deneyim. Serseri. Otlakçı.

Emigratory : Gezen. Dolaşan. Konar-göçer. Mevsime göre yer değiştiren kuşlar veya diğer hayvanlarla ilgili.

Nomadic population : Belirli bir konutu olmaksızın, yurt içinde, genellikle belli bir yöre içinde, çadır, hayvan ve öteki araçlarıyla mevsim ve iklime göre yer değiştiren ve göçebe özelliğinin gerektirdiği işlevleri gören, yerleşik olmayan kimse ya da topluluk. bk. göçer. Göçebe nüfus.

 

Ramblers : Konudan konuya atlayan insan. Serseri. Sarmaşık gülü (botanik terimi). Sarmaşık gülü. Gezen kimse.

Wanderer synonyms : wanderers, traveler, nomads, journeyers, stroller, traveller, dalliers, planetary, gallivanter, roving, bird of passage, rovers, roamer, dawdler, dossers, peregrine, strollers, dilatory, floater, dallier, nomad, peripatetic, footloose and fancy free, migratory, computer program, gadders, gadder, dawdlers, itinerant, deambulatory, scourer, rover, rovings.

Wanderer ingilizce tanımı, definition of Wanderer

Wanderer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who wanders. A rambler. Hence, one who deviates from duty. One who roves.