War economy türkçesi War economy nedir

  • Savaş döneminde veya savaş çıkma olasılığının bulunduğu durumda iktisadi kaynakların, savaşın gerektirdiği malların üretimine yönlendirildiği, üretim, bölüşüm ve tüketim kararlarının devletin denetiminde olduğu iktisadi durum.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Savaş ekonomisi.

War economy ingilizcede ne demek, War economy nerede nasıl kullanılır?

War : Kavga. Strateji. Savaşmak. Düşman olmak. Harp. Savaşım. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. İki ya da daha çok devletlerin, istediklerini kabul ettirmek ya da başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla, birbiriyle diplomatik ilişkilerini keserek silahlı güçlerle vuruşmaları. Mücadele. Savaş.

Economy : İdare. Tasarruf. Kişilerdeki gereksemeleri karşılamak amacıyla yapılan davranış ve uygulamaları düzenleyen ve yöneten yasaları inceleyen bilim dalı. Tutum. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Örgüt. Ekonomi. Ekonomik. Ekonomik jüye. Bir ülkede, bölgede ya da bir bütün olarak dünyada mal ve hizmetlerin üretim, dağıtım, değişim, yeniden üretim ve tüketiminin gerçekleştirildiği sistem. krş. bölgesel ekonomi, dünya ekonomisi, ulusal ekonomi.

War advocacy : Savaş savunması.

War against : Karşı savaşmak.

War against terrorism : Terörü engelleme amaçlı girişim. Teröre karşı savaş. Terörü alt etme amaçlı faaliyetler. Terörle mücadele.

 

War baby : Savaşta doğan bebek.

War and peace : Napolyon dönemi esnasında rusya hakkında tolstoy tarafından yazılan roman (orjinali 1860'ta basılan). Savaş ve barış.

İngilizce War economy Türkçe anlamı, War economy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak War economy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Warfare economy : Savaşın başarı ile sürdürülebilmesi için ekonomik durumun da gereğince düzenine sokulması. savaş zamanındaki ekonomik düzen.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Economic warfare : Ekonomik harp. İktisadi savaş. Ekonomik savaş. İstikrarsızlığa yol açmak amacıyla düşmanın ekonomisinin normal işleyişini bozma.

War economy synonyms : ability to pay principle, abnormal budget receipts, abnormal budget expenditures, a shift in demand, a pass through certificate, a shift in supply, a change in supply, abnormal budget.