War against türkçesi War against nedir

  • Karşı savaşmak.

War against ile ilgili cümleler

English: The country declared war against its neighbor.
Turkish: Ülke komşusu karşı savaş ilan etti.

English: He fought in America's war against Mexico.
Turkish: Amerika'nın Meksika'ya karşı savaşında dövüştü.

English: The whole nation is waging a war against poverty.
Turkish: Tüm millet, yoksulluğa karşı bir savaş yürütüyor.

War against ingilizcede ne demek, War against nerede nasıl kullanılır?

War : Mücadele etmek. Savaş. Düşman olmak. Bir toplumun başka bir topluma, isteğini benimsetme amacıyla tüm olanakları ve güçleriyle yaptıkları düzenli saldırı. Savaşım. Harp. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. İki ya da daha çok devletlerin, istediklerini kabul ettirmek ya da başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla, birbiriyle diplomatik ilişkilerini keserek silahlı güçlerle vuruşmaları. Savaş halinde olmak. Mücadele.

Against : Dayalı. Ters olarak. Aleyhinde. -e aykırı. -e zıt yönde. -e doğru. Muhalif. Kontra. -e karşı. Karşı.

War against terrorism : Teröre karşı savaş. Terörü engelleme amaçlı girişim. Terörü alt etme amaçlı faaliyetler. Terörle mücadele.

Declare war against : Savaş açmak. Savaş ilan etmek.

Wage effective war against : Etkin bir şekilde savaşmak.

 

Waged war against : -e karşı savaş açtı. -e karşı harp başlattı. -e karşı savaş durumu ilan etti. -e karşı savaşa girdi.

Wage war against : Savaşmak. Harp açmak. Savaş açmak. -e karşı savaşmak.

İngilizce War against Türkçe anlamı, War against eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak War against ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fight against : Savaşmak.

Counteracts : Etkisini gidermek. Karşılık vermek. Önlemek. Etkisiz hale getirmek. Karşı koymak. Etkisini yok etmek. Etkisizleştirmek. Gidermek. Mukabele etmek.

Counteracted : Etkisiz hale getirmek. Karşı koymak. Gidermek. Karşılık vermek. Mukabele etmek. Etkisizleştirmek. Önlemek. Etkisini yok etmek. Etkisini gidermek.

Repugnate : Direnmek. Karşı koymak. Karşı çıkmak. Karşı durmak. Muhalefet etmek. Karşı olmak.

Counteract : Etkisini yok etmek. Karşılık vermek. Etkisini gidermek. Etkisiz hale getirmek. Önlemek. Etkisizleştirmek. Gidermek. Karşı koymak. Mukabele etmek.