Warfarins türkçesi Warfarins nedir

Warfarins ingilizcede ne demek, Warfarins nerede nasıl kullanılır?

Warfarin poisoning : Tüm hayvan türlerinde, fare zehri olarak kullanılan warfarinin tesadüfen tüketilmesi sonucu, vücutta yaygın, kendiliğinden oluşan ve kontrol edilemeyen kanamalarla belirgin zehirlenme. Varfarinzehirlenmesi.

Warfarin : Pıhtılaşma faktörlerinin salgılanmasını baskılayan kumarinden elde edilen kristal özellikte kimyasal madde. tromboembolizmin tedavisi amacıyla geliştirilmiş olsa da yüksek dozlarda fare zehri olarak kullanılır. k vitamini için özel panzehirdir. Kemirgenleri öldürmek için kullanılan şeffaf bir madde. Varfarin.

Warfare : Savaş durumu. Savaş. Savaş hali. Savaşım. Harp. Mücadele. Savaşma.

Warfare economy : Savaşın başarı ile sürdürülebilmesi için ekonomik durumun da gereğince düzenine sokulması. savaş zamanındaki ekonomik düzen. Savaş ekonomisi.

Warfares : Savaş durumu. Harp. Mücadele. Savaşma. Savaşım. Savaş. Savaş hali.

Air warfare : Hava savaşı. Hava çarpışması.

Bacteriological warfare : Bakteriyolojik savaş.

Class warfare : Sosyal veya ekonomik sınıflar arasındaki çarpışma veya anlaşmazlık.

Chemical warfare : Kimyasallarla yapılan savaş. Kimyasal savaş. Kimyasal harp. Kimyasal silah. Kimyasal madde.

Biological warfare : Biyolojik savaş. Biyolojik harp. Mikrop savaşı.

 

İngilizce Warfarins Türkçe anlamı, Warfarins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Warfarins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Travelling : Kaydırma. İlerleme. Yolculuk. Seyahat etme. Seyyar. Seyahat etmek. Yolculuk yapma. Gezici. Seyahat.

Peripatetic : Aristo felsefesini izleyen kimseye. Seyyar. Fazla ayrıntılı. Gezici. Gezimciliğe ait. Yerinde duramayan. Aristocu. Gezgin. Gezimciliğe ait (aristo). Birden fazla okulda görev yapan (öğretmen).

Unsettled : Henüz yerleşmemiş. Tedirgin. Henüz yerleşilmemiş. Tedirgin edilmiş. Ödenmemiş. İstikrarsız. Yerleşilmemiş. Kararlaştırılmamış. Yerleşmemiş. Huzursuz.

Warfarin : Kemirgenleri öldürmek için kullanılan şeffaf bir madde. Pıhtılaşma faktörlerinin salgılanmasını baskılayan kumarinden elde edilen kristal özellikte kimyasal madde. tromboembolizmin tedavisi amacıyla geliştirilmiş olsa da yüksek dozlarda fare zehri olarak kullanılır. k vitamini için özel panzehirdir.

Traveling : Kaydırma. Yolculuk. Gezici. Seyyar. Seyahat etme. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi; özellikle öne, geriye, yanlara, aşağıya, yukarıya sürekli devinimi. Seyahat. Yolculuk yapma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hareket halinde.

Travel : Seyahat. Yol almak. Seyahat etmek. Topuklamak. Kaçmak. Gitmek. Tüymek. Gezi. Yolculuk etmek. Gazlamak.

Warfarins zıt anlamlı kelimeler, Warfarins kelime anlamı

Settled : Yerleşik. Şenelmiş. Sabit. Ödenmiş. Devamlı. Oturulan. Oturmuş. Değişmez. Yerleşmiş. Durgun.