Warranter türkçesi Warranter nedir

Warranter ingilizcede ne demek, Warranter nerede nasıl kullanılır?

Warranted : Ruhsat vermek. Mazur göstermek. Garanti etmek. Kefil olmak. Yetki vermek. Haklılığın kanıtlanması. İzin vermek. Garantili. Teminatlı. Mazeretli.

Warrantee : Kefille temin olunan. Kefalet. Kendisine garanti belgesi verilen kimse. Teminat. Teminat alan. Teminat verilen. Teminat verilen kimse. Garanti verilmiş kişi. Kefil olunan kimse. Garanti alan.

Warrantees : Teminat alan. Kefille temin olunan. Kefil olunan kimse. Kefalet. Teminat. Garanti verilen kişi. Teminat verilen kimse. Garanti alan. Garanti verilmiş kişi. Teminat verilen.

Unwarranted : Kanunsuz. Mazur görülemez. Esassız. Mesnetsiz. Sağlam bir temele dayanmayan. Haksız. Hoşgörülmez. Kanuni dayanağı olmayan. Asılsız. Nedensiz.

Warrant of apprehension : Arama emri. Tutuklama emri.

Chief warrant officer : Birinci sınıf astsubay.

Arrest warrant : Mahkemece yapılan çağrıya uymayanların kolluk gücüyle mahkemeye gelmesini sağlamak için verilen yazılı emir. Tutuklama kararı. Tutuklama emri. Tutuklanma emri. İhzar müzekkeresi. Tutuklama müzekkeresi. Belirli kişi veya kişilerin tutuklanmalarını emreden yasal belge.

 

Warrant officer : Kıdemli subay. Gedikli erbaş. Fiili memur. Güverte subayı. Gedikli subay.

Warrant officer i : Kıdemli subay. Gedikli subay. Başçavuştan önce ve gedikli erbaştan sonra gelen rütbe.

Accountable warrant : Tahsisat müzekkeresi. Belli bir kişi adına belli bir miktar ödeme için bir banka veya diğer kuruluşlarca (postane gibi) düzenlenen yazılı emir. Verilen emri. Ödeme emri. Tediye emri.

İngilizce Warranter Türkçe anlamı, Warranter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Warranter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Earnests : İçten. Ağırbaşlı. Ciddi. Delil. Pey akçesi. Tadım. Hevesli. Kapora. Avans.

Cosigner : Bir belgeyi imzalayan başka kişiler ile birlikte imzalayan kimse. Birlikte imzalayan. Ortaklaşa imzalayan kişi. Müşterek imzalayan. Birlikte imzalayan kişi.

Gaging : Tartmak. Kalibresini ölçmek. Rehin vermek. Bahse girmek. Ölçmek. Bahis. Düelloya davet için yere atılan eldiven. Ebat. Ölçü.

Cover note : Geçici kuvertür pusulası. Kuvertür pusulası. Geçici sigorta makbuzu. Geçici sigorta. Teminat notu. Kuvertür notu veya belgesi. Kuvertür belgesi. Kuvertür notu. Teminat belgesi.

Sponsor : Arka çıkmak. Finanse etmek. Parasal destek sağlamak. Korumak. Siparişçi. Kefil olmak. Himaye etmek. Vaftiz babalığı yapmak (çocuğa). Destek sağlamak. Sponsorluğunu yapmak.

Ensuring : Güvence. Söz. Sigortalama. Vaat. Garanti.

Caution money : Geçici teminat. Kefalet. Muvakkat teminat. Geçici inanca olarak yatırılan para ya da bankalarca geçici inanca karşılığı verilen yazılım. Depozito. Teminat parası. Geçici inanca.

Cosigners : Birlikte imzalayan. Müşterek imzalayan. Birlikte imzalayan kişi. Ortaklaşa imzalayan kişi. Bir belgeyi imzalayan başka kişiler ile birlikte imzalayan kimse.

 

Supporter : Destekleyen. Savunucu. Korse. Haya bağı. Destek. Süspansüvar. Suspansuvar. Destekçi. Lehdar. Destek olan kimse.

Cautioner : İkaz eden kimse. Teminat veren. Uyaran kimse. Uyarıcı.

Warranter synonyms : patron, bondsmen, gage, sureties, guarantors, hostage, down payment, ensurer, bondsman, guaranty, bondman, indemnificator, bailsmen, guarantor, warrantor, bd, hostages, bondslave, bondmen, surety, guaranties, guarantying, assurance, bailsman, earnest, warrantors, ensurers, assurances, aval.

Warranter ingilizce tanımı, definition of Warranter

Warranter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who warrants, gives authority, or legally empowers.