Was fortunate türkçesi Was fortunate nedir

  • Şans ondan yanaydı.
  • Şanslıydı.

Was fortunate ile ilgili cümleler

English: She was fortunate to pass the exam.
Turkish: Sınavı geçmek için şanslıydı.

English: I was fortunate to make his acquaintance.
Turkish: Onunla tanıştığım için şanslıydım.

English: I was fortunate to find a good job.
Turkish: Neyse ki iyi bir iş buldum.

Was fortunate ingilizcede ne demek, Was fortunate nerede nasıl kullanılır?

Was : Mal olmak. -di. Tutmak (para). Olmak. Durmak. Var olmak. -dı. Bulunmak. Anlamına gelmek.

Fortunate : Talihli. Bahtı açık. Bahtiyar. Hayırlı. Kısmeti açık. Uğurlu. Kısmetli. Şanslı. Akgünlü. Mesut.

Was a success : Çok iyi gitti. Başarıydı. Başarılıydı. Çok iyi geçti.

Was able to : -abildi. -ebildi.

Was about to : -meye henüz yeltenmişti. -mak üzereydi. -mek üzereydi.

Was acquitted : Aklandı. Tüm suçlamalarda temize çıktı. Beraat etti.

Was accused of a criminal act : Cezai suç atfedildi. Kanun dışı faaliyetlerden dolayı hakkında dava açıldı. Yasadışı faaliyetle suçlandı.