Wharve türkçesi Wharve nedir

Wharve ingilizcede ne demek, Wharve nerede nasıl kullanılır?

Wharves : İskele. Rıhtımlar. Rıhtım.

Wharf : İskeleye bağlamak. Yanaşlık. İskeleye boşaltmak. İskele. Dok. Gemilerin bağlandığı iskele. Rıhtım. Büyük yük iskelesi.

Wharf fee : İskele vergisi. İskeleden yararlanan kişilerden alınan vergi.

Wharf rat : Liman işçisi. Liman çalışanı. Norveç faresi. Lağım faresi.

Wharfage : Rıhtım. İskeleler. Rıhtım ücreti. Rıhtımlar. Rıhtım resmi. İskele kullanımı. Rıhtım vergisi. İskele ücreti.

Wharfing : Rıhtıma çekme. İskeleye bağlamak. Antrepoya koyma. Rıhtıma koyma. İskeleye boşaltmak.

Whartons jelly : Wharton peltesi. Göbek bağının amniyon epiteliyle dıştan çevrelenen yumuşak kıvamlı embriyonel bağ dokusu, wharton jelatini. Wharton jelatini.

Wharfinger : İskele görevlisi. İskele memuru. İskele sahibi.

Wharfmaster : Rıhtım müdürü.

Coal wharf : Kömür iskelesi.

İngilizce Wharve Türkçe anlamı, Wharve eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wharve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Maintain : Paraca desteklemek. Sürdürmek. Korumak. İyi halde tutmak. İdame ettirmek. Bakmak. Savlamak. Yollamak. Bakım yapmak. Bakımını yapmak.

 

Possess : Elinde bulunmak. Haiz olmak. Elinden tutmak. Tutmak. Etkisi altına almak. Kurcalamak (zihin). Egemen olmak. Elinde bulundurmak. Hakim olmak. Sahip olmak.

Pulley block : Mandoz. Kasnak bloğu. Palanga. Yük makarası. Makara bloku.

Boast : Övünme. Sahip olmaktan gurur duymak. Övünç. Övünmek. Tafra satmak. Övünç duymak. Böbürlenmek. Büyük konuşmak. Övünç kaynağı. İftihar.

Imply : Gerektirmek. İma etmek. Anıştırmak. Kapsamak. -e işaret etmek. Demek olmak. Belirtmek. Demeye gelmek. Dolayısıyla anlatmak. Göstermek (dolaylı olarak).

Film reel : Film bobini.

Unite : Evlenmek. Birleşmek. Bağlamak. Kaynaşmak. Birlik olmak. Raptetmek. Kavuşturmak. Birleştirmek. Bitişmek.

Hold : Dayanmak. Muhafaza etmek. Tutuklu olarak tutmak. (ağırlık) taşımak. Sahip olmak. Tıkamak. El koymak. Zaptetmek. (uçak veya kap) (yolcu veya su vb) taşımak. Alıkoymak.

Sport : Takılmak. Şaka söylemek. Sportif. Övünmek. Oynamak. Eğlenmek. Gösteriş yapmak. Spor yapmak. Spor. Örnek insan.

Bristle : Tüylerini kabartmak. Kıl. Kızmak. Dikleşmek. Domuz kılı. Dolu olmak. Sert fırça. Sert kıl. Saçı diken diken olmak. Saçları diken diken olmak.

Wharve synonyms : say, quilled, monopolize, film spool, combine, involve, hasps, brim, carry, pack, hasping, hold on, bear, bobbins, wield, abound, take, hasped, bobbin, give off, idlers, keep, monopolise, stock, quill, pulley, stockpile, own, star, feature, hasp, pulleys, read.

Wharve zıt anlamlı kelimeler, Wharve kelime anlamı

Lose : Geri kalmak. Azıtmak. Zayi etmek. Mahrum etmek. Yitirmek. Kaybetmek. Kazanamamak. Geri kalmak (saat). Mağlup olmak. Kaybolmak.

Lack : Olmayış. Eksik olmak. -e sahip olmamak. Yokluk. -sizlik. Yoksun olmak. Yoksun kalmak. Olmamak. İhtiyacı olmak. Eksiklik.