Whatnot türkçesi Whatnot nedir

Whatnot ile ilgili cümleler

English: I want you to put the magazines, pamphlets and whatnot aside.
Turkish: Dergileri, broşürleri ve benzeri şeyleri bir kenara koymanı istiyorum.

English: I want you to put the magazines, pamphlets and whatnot away.
Turkish: Dergileri, broşürleri ve benzeri şeyleri kaldırmanı istiyorum.

Whatnot ingilizcede ne demek, Whatnot nerede nasıl kullanılır?

And whatnot : Ve benzeri şeyler. Ve başka bir şey. Ne istersen.

Whatnots : Etajer. Ivır zıvır. Küçük köşe rafı. Belirsiz şey. Biblo rafı.

Whatness : Ne'lik. Özellik. Mahiyet. Bir şeyin esas doğası. Çekişmenin önemsiz noktası. İçerik.

What a beauty : Harika!. Çok güzel!. Müthiş! (muhteşem bir performansın ardından söylenir). Vay be!. Ne güzellik!.

What a bind : Allah'ın belası.

What a drag : Ne aptalca şey. Ne rezalet. Bu ne rezalet. Ne sıkıcı şey.

What a nice place : Ne kadar güzel bir yer.

What a fool : Ne kadar sersem.

What a nerve : Bu ne terbiyesizlik!. Bu ne kabalık!.

What a day : Amma gündü. Ne gündü ama. Ne gün ama. Bugün sıra dışı bir gündü.

İngilizce Whatnot Türkçe anlamı, Whatnot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whatnot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bits and pieces : Kırıntılar. Döküntüler. Kalıntılar. Ufak tefek şeyler. Her türlü şeyler. Ufak şeyler. Önemsiz şeyler.

Oddity : Antika. Tuhaflık. Garip özellik. Tuhaf tip. Gariplik. Acayip kişi ya da şey. Acayiplik. Garip şey. Antika kimse. Garip kimse.

Dead wood : Kurumuş ağaçlar. Kuru dallar. Faydasız kimse. Komedi ikilisinin ciddi olan karakteri. Sürümü az mal. Eski püskü şeyler. İkili komedi oyununda ciddi karakteri oynayan oyuncu. Bir şirketin üyesi olup şirketin üretimine uzunca bir süredir katkıda bulunmayan kişi. Çürük elma.

Bunks : Tüymek. Yatakta yatmak. Saçma. Ranzada yatmak. Sıvışmak. Sıvışma. Kaçmak. Ranza. Kuşet.

Bric a brac : Biblolar. Antikalar. Ufak süslemeler. Ufak süs eşyaları.

Doohickey : Biblo. Zımbırtı. Şey. Zamazingo. Adı anımsanmayan şey.

Crap : Çerçöp. Sıçmak. Değersiz eşya. Boktan laf. Zırva. Çöp. Pislik. Süprüntü. Ivır zıvır döküntü.

Curiosity : Tuhaf şey. Tuhaf tip. Nadir şey. Garip. Tecessüs. Antika. Merak. Olay dizisinin gelişimi ile seyircide uyandırılan soru duygusu; gerilim sağlayıcı öğe. İlgi. Garabet.

Curio : Tuhaf tip. İlginç şey. Antika. Nadir ve değerli eşya. Biblo.

Etagere : Açık raflı ilginç sehpa (fransızca). Etejer.

Whatnot synonyms : knickknack, whatnots, shelves, dreck, bunk, rarity, knickknackery, peculiarity, oddment, doodad, bunking, nicknack, doodads, de minimis, balderdash, drecks, etageres, farrago, bunked.

Whatnot ingilizce tanımı, definition of Whatnot

Whatnot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A kind of stand, or piece of furniture, having shelves for books, ornaments, etc. An étagère.