Wheedled türkçesi Wheedled nedir

  • Tatlı dille ikna etmek.
  • Tatlılıkla kandırmak.
  • Yaltaklanmak.
  • Tatlı sözlerle kandırmak.
  • Dil dökmek.
  • Kandırmak.
  • İkna etmek.

Wheedled ingilizcede ne demek, Wheedled nerede nasıl kullanılır?

Wheedle into doing something : Yapmaya ikna etmek.

Wheedle something out of somebody : Kandırarak almak. Sızdırmak.

Wheedle something out of someone : Yalvararak almak. Dil dökerek birinden bir şey koparmak. Dil dökerek edinmek.

Wheedle : İkna etmek. Tatlı dille ikna etmek. Kandırmak. Dil dökmek. Tatlılıkla koparmak. Tatlı sözlerle kandırmak. Yaltaklanmak. Tatlılıkla kandırmak.

Wheedler : İknacı. Yalakalık yapan kimse. Yalaka. İkna eden. Dil döken kimse. Bir kimseyi ikna etmek veya bir şey elde etmek için dil döken veya yalakalık yapan kişi.

Wheel : Döndürmek. Yuvarlanmak. Teker. Dönmek. Özeğinden geçen bir dingilin çevresinde dönerek araçların devinimini sağlayan çember biçimli örgen. Tekerlekli bir şeyi itmek. Daireler çizerek dönmek. Gitmek (tekerlekli bir araç). Çark etmek.

Wheel and deal : Alavere dalavere. Top ile çeşitli hareketler yapıp pas verme.

Wheel alignment : Motorlu taşıta ait tekerleklerin ayarlanması. Tekerlek ayarı. Tekerlek açıları.

Wheel about : Dönüp durmak. Dönmek. Daireler çizerek uçmak. Birdenbire dönmek. Dönüvermek.

 

Wheedles : Yaltaklanmak. Kandırmak. Tatlı sözlerle kandırmak. İkna etmek. Tatlı dille ikna etmek. Tatlılıkla kandırmak. Dil dökmek.

İngilizce Wheedled Türkçe anlamı, Wheedled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wheedled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arguing : Belli etmek. Tartışma. Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması. Göstergesi olmak. Münakaşa etmek. Görüşmek. İddia etmek. İtiraz etmek.

Blandishing : Yağ çekmek. Gönlünü almak. Dil dökerek gönlünü almak.

Bamboozling : Şaşırtmak. Üçkağıda getirmek. Kazıklamak. Aldatmak. Yamuk yapmak. İşletmek. Kafeslemek.

Bootlicked : Çanak yalamak. Dalkavukluk etmek. Yalakalık etmek.

Bring around : Hayata döndürmek. Kendine getirmek. Düşüncesinden caymasını sağlamak. İnancından döndürmek. Yaşama döndürmek. Düşüncesini değiştirtmek. Tekrar hatırlatmak (kötü anı vb). Ayıltmak.

Bring round : İnancından döndürmek. Düşüncesini değiştirtmek. Getirmek (konuyu). Kendine getirmek. Tekrar hatırlatmak (kötü anı vb). Döndürüp dolaştırıp aynı konuya getirmek. Yaşama döndürmek. Ayıltmak. Hayata döndürmek.

Blarneys : Yağ çekmek. Yağ çekme. Yağcılık. Yaltaklanma. Yağ. Dil dökme. Dalkavukluk. Piyaz. Övme.

Cajoling : Aldatmak. Güzel sözle aldatmak. Tavlamak. Tatlı sözle kandırmak. Razı etmek. Yatıştırmak.

Baited : Kızdırılmış. Rahatsız edilmiş. Rahatsızlık verilmiş. Cezbetmek. Yem takmak. Cezp edilmiş. Baştan çıkarılmış. Kışkırtmak. Tuzak. Taciz etmek.

Argued : İspatı olmak. Belli etmek. Göstergesi olmak. Savunmak. Karşı gelmek. Görüşmek. Tartışmak. İddia etmek. İtiraz etmek.

 

Wheedled synonyms : bring over, beguiles, beguile, befool, assure, befooled, bilk, bootlick, coaxed, argues, persuade, bring, cajole, cajoled, blarneyed, swagger, assures, befooling, wheedle, bully, adulates, bring oneself to, adulate, soft soap, bring home, adulating, befools, argue somebody into something, bamboozles, assuring, bamboozle, adulated, argue.

Wheedled zıt anlamlı kelimeler, Wheedled kelime anlamı

Dissuade : Fikrini çelmek. Kandırmak. Vazgeçirtmek. Vazgeçirmek. Çelmek. Aklını çelmek. Cesaret kırmak. Caydırmak.

Wheelless : Tekerleksiz. Tekerleği olmayan.