Wheedle something out of somebody türkçesi Wheedle something out of somebody nedir

Wheedle something out of somebody ingilizcede ne demek, Wheedle something out of somebody nerede nasıl kullanılır?

Wheedle : Dil dökmek. Tatlılıkla kandırmak. İkna etmek. Tatlı sözlerle kandırmak. Kandırmak. Tatlılıkla koparmak. Yaltaklanmak. Tatlı dille ikna etmek.

Something : Önemli bir şey. Bir şey. Falan. Birşey.

Out : Nakavt etmek. Kovmak. Dışarı çıkarmak. Dışarı. Meydana çıkmak. Dışarıda. Çıkış. Çıkarmak. Yanmak. Bayılmak.

Of : -dan. -in. Karşı. -nın. -li. İle ilgili. Nin. Hakkında. -nin. Li.

Somebody : Biri. Önemli birisi. Bazısı. Şahsiyet. Önemli kimse. Birisi. Bir kimse. Kimisi. Kimse.

Worm a secret out of somebody : Ağzından sır almak.

Be defamatory of somebody : Şerefini lekelemek. İftira etmek.

Wangle something out of somebody : Hileyle koparmak. Hile ile koparmak.

Ask leave of somebody : İznini istemek.

Coax something out of somebody : Vermeye ikna etmek. Dil dökerek elde etmek.

İngilizce Wheedle something out of somebody Türkçe anlamı, Wheedle something out of somebody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wheedle something out of somebody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drips : Damlalıkla sıvı verme. Sevimsiz kimse. Damla damla akmak. Akıtmak. Damlatmak. Damla. Damlamak.

 

Chisel : Keski. Oymak. Kalemle oymak. Kalem. Kazıklamak. Yontmak. Heykeltıraş kalemi. Yont. Dolandırmak.

Effused : Yayılmak. Dışarı akıtmak. Açılmak. Dışarı taşmış. Dökmek. Sızmak. Dışarı akmış.

Chiseling : Taraklama. Kazıklamak. Yontma. Pürüzlendirme. Oymak. Dolandırmak. Yontmak. Kesme işlemi.

Exuded : Kaçırmak. Sızmış. Sızmak. Çıkarmak. Dışarı verilmiş. Belirtmek. Terlemiş. Terlemek. Dışarı çıkmış.

Exudes : Sızıntı yapmak. Çıkarmak. Belirtmek. Akmak. Yaymak. Akıtmak. Sızmak. Terlemek. Dışarı vermek.

Drip : İtici kimse. Damlatmak. Sevimsiz. Damlayan su. Renksiz. Sevimsiz kimse. Damlamak. Akıtmak. Damla damla akmak.

Effuse : Yayılmak. Yayılmış. Efüz. Yaymak. Dışarı akıtmak. Dökmek. Yayılmış, ince tabaka halinde yayılmış. Sızmak. Açılmak.

Effusing : Dışarı taşma. Açılmak. Dökmek. Dışarı akan. Dışarı akıtmak. Sızmak. Dışarı akma. Yayılmak. Dışarı taşan.

Drag out : Gereksiz yere uzamak. Uzun tutmak. Zorla söyletmek. Bir olayı uzatmak. Sürüncemede bırakmak. Uzatmak. Ağzından laf almak.

Wheedle something out of somebody synonyms : bleed, effuses, gulled, chiselling, gulling, dripped, exude, chisels.