Whitens türkçesi Whitens nedir

Whitens ingilizcede ne demek, Whitens nerede nasıl kullanılır?

Whiten : Beyazlanmak. Solmak. Ağarmak. Aklatmak. Beyazlatmak. Açmak (renk). Beyazlaştırmak. Bembeyaz yapmak. Aklamak. Ağartmak.

Whitened : Solmak. Beyazlatılmış. Ağarık. Aklamak. Beyazlamak. Ağarmak. Beyazlaşmak. Beyazlatmak. Açmak (renk). Ağartmak.

Whitener : Aklaştıran (nesne). Beyazlatıcı. Beyazlatan şey veya kimse. Ağartıcı. Ağartan.

Whiteners : Ağartıcı. Beyazlatıcı. Aklaştıran (nesne). Ağartan. Beyazlatan şey veya kimse.

Whiteness : Aklık. Ağartı. Beyazlık.

White alder : Kızılağaç.

White ant : Divik. Sıcak ya da ılıman ülkelerde yaşayan akkarıncalar takımına bağlı canavar böceklerin genel adı; ağaç kemiren karınca, divik, termit. Ağaç karıncası. Akkarınca. Termit. Beyaz karınca. Ağacı yıkımlayan ak renkli ve karıncayı andıran bir böcek.

White anglo saxon protestant : Kuzey avrupa kökenli ve protestan kilisesi mensunu amerikalı (abd'de seçkin sınıf olarak kabul edilen). Wasp. Beyaz anglo-sakson protestan.

Whitening : Aklaştırma. Ağartan. Ağartma. Beyazlatma. Beyazlatıcı.

Fluorescent whitening agent : Optik beyazlatıcı. Optik ağartıcı.

 

İngilizce Whitens Türkçe anlamı, Whitens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whitens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Individual : Tek kişilik. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Zat. İnsan. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Şahsi. Kimse. Tek. Tekil. Bireysel.

Turn white : Aklaşmak.

Grayest : Silikleştirmek. Sıkıntılı. Boz. Kırlaşmak. Kır. Aklar düşmek. Külrengi. Kırlaştırmak.

Brighten : Aydınlatmak. Parlamak. Canlılık vermek (bir yere). Canlanmak. Mutlu olmak. Parlatmak. Aydınlanmak. Aydınlık olmak. Canlandırmak.

Silver : Gümüş rengi. Mineral. (ag; metal, parlak ak, çok kara sarımsı, kahverengi, oksitleşme kabuğu gösterir; yoğunluk 9.6-12; kubusal.). Gümüş rengine boyamak. Gümüş renge dönüştürmek. Gümüş kaplamak. Gümüşlemek. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Gümüşi.

Honky : Beyaz adam (aşağılayıcı kullanım). (argo) beyaz kimse. Beyaz adam. Beyaz.

Discolour : Rengini değiştirmek. Bozmak. Rengini bozmak. Soldurmak. Rengi değişmek. Bozulmak. Lekelemek. Solma. Leke.

Gray : Silikleştirmek. Kırlaşmak. Boz. Gy. Gri. Grey. Radyasyon ölçüm birimi, ışınlanan maddenin 1 kg.’da 1 joule’lük enerji birikimine neden olan radyasyon miktarı, gy.

Absolved : Affetmek. Kurtarmak. Suçu affedilen. Temize çıkarmak. Bağışlamak. Affedilmiş.

Whitens synonyms : caucasoid race, poor white trash, white person, white people, kassite, light skinned, cassite, elamite, be discolored, chalking, dilute, greys, chalked, bleached, honkey, disculpate, silvers, circassian, cleared, grayed, whitey, white man, bleach, change colour, bleachs, calcimined, brightening, aryan, tints, blenches, decolourize, dilutes, calcimining.

 

Whitens zıt anlamlı kelimeler, Whitens kelime anlamı

Black : Siyaha boyamak. Karartmak. Siyah giysi. Kasvetli. Kara renk; üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi. Kızgın. Siyahi. Kararmak. Kara. Pis.

Dark : Siyaha yakın. Gölge. Cehalet içinde. Karanlık. Koyu renk. Çepel. Esmer. Bilgisizlik. Gizli. Belirsizlik.