Whitewashes türkçesi Whitewashes nedir

  • Beyaz boya.
  • Kireçlemek.
  • Badana etmek.
  • Aklamak.
  • Sayı vermeden yenmek.
  • Badana yapmak.
  • Badana.
  • Örtbas etme.
  • Örtbas etmek.
  • Temize çıkarmak.
  • Kusurlarını gizlemek.
  • Badanalamak.
  • Badana boyası ile boyamak.

Whitewashes ingilizcede ne demek, Whitewashes nerede nasıl kullanılır?

Whitewashed : Maskelenmiş. Badana ile boyanmış. Örtülmüş. Üstü kapatılmış (günah, ayıp vs gibi). Badana yapılmış. Kireç badanalı. Badanalı. Badanalanmış. Yenilgiye uğratılmış (spor). Tamamen yenilmiş.

Whitewasher : Badanacı. Badana (duvarlara ve ahşap yüzeylere sürülen beyaz kaplama) yapan kimse.

Whitewash : Beyaz boya. Badana yapmak. Kusurlarını gizlemek. Kireçlemek. Badanalamak. Badana boyası ile boyamak. Sayı vermeden yenmek. Örtbas etmeye çalışmak. Aklamak. Maske.

Whitewashing : Temize çıkarmak. Badanalamak. Aklamak. Örtbas etmek. Aklama. Kusurlarını gizlemek. Sayı vermeden yenmek.

Whitewall : Bir tür sinek yiyen kuş. Beyaz yanları olan tekerlek.

Whitewalls : Bir tür sinek yiyen kuş. Beyaz yanları olan tekerlek.

Whitewater : Kolorado eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. İvinti yeri. Kansas eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde şehir.

Whitewater affair : Hatalı davranmakla suçlanan başkan clinton ve eşi hillary clinton'un gayrimenkul işleri ile ilgili soruşturma. Whitewater hadisesi.

 

İngilizce Whitewashes Türkçe anlamı, Whitewashes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whitewashes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cover up : İdare etmek. Bilinmemesini sağlamak. Gizlemek. Örtmek. Gerçeği gizlemek. Kapatmak. Kapamak. Ört bas etmek (hatasını). Üzeri örtülmek. Ortadan kaldırmak.

Blackout : Karartma. Göz kararması. Kendinden geçmek. Kendinden geçme. Düşüp bayılmak. Yayının kesilmesi. Gizli tutma. Baygınlık. Kararma.

Calcimine : Kireç. Kalsiyum oksit. Badana yap.

Clears : Limana giriş veya çıkış izni almak. Kurtarmak. Kapatmak. Aşmak. Boşaltmak. Tahliye etmek. Dağılmak. Kazanmak. Gümrükten çekmek.

Brightens : Parlamak. Canlılık vermek (bir yere). Aydınlık olmak. Aydınlatmak. Canlandırmak. Neşelendirmek. Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Parlatmak. Aydınlanmak.

Blackouts : Karartma. Kendinden geçmek. Kararm. Düşüp bayılmak. Göz kararması. Bayılmak. Baygınlık. Bayılma. Yayının kesilmesi.

Palliations : Palyasyon amacıyla yapılan bakım. Hafifletme. Mazur gösterme. Palyasyoni.

Exculpates : Suçsuz çıkarmak. Masumiyetini açıklamak. Beraat ettirmek. Suçsuzluğunu ispat etmek. Sorumluluğunu kaldırmak. Suçsuz olduğunu ispatlamak. Sorumluluktan kurtarmak.

Dissimulation : Duygularını gizleme. Saklama. İkiyüzlülük. Duygularını saklama. İki yüzlülük. Hastalığını gizleme. Dissimülasyon. Rol yapma. Gerçeği gizleme.

Whitewashes synonyms : disculpate, acquits, covered up, covering up, exonerate, exculpate, conceals, painted, absolving, cloaking, lime, absolved, whitewash, blanket, calcimining, dissimulations, absolve, wash, compounding, palliation, calcimined, dissemble, cloaks, clear, distempered, blankets, acquitting, whitewashing, blanketed, conceal, exculpating, absolves, cleared.

 

Whitewashes zıt anlamlı kelimeler, Whitewashes kelime anlamı

Unpainted : Boyasız. Boyanmamış.

Convict : Yargılı. Suçlandırmak. Mahkum. Suçlu çıkarmak. Suçunu ispat etmek. Mahkum etmek. Hükümlü. Suçlu bulmak. Hüküm giydirmek.