Whittles türkçesi Whittles nedir

  • Yonta yonta ufaltmak (tahta parçasını vb).
  • İri bıçak.
  • Bıçakla kesmek.
  • Zıbın.
  • Yontmak.
  • Bıçakla oymak.

Whittles ingilizcede ne demek, Whittles nerede nasıl kullanılır?

Whittle at something : Bir şeyi yontmak.

Whittle away : Tüketmek. Bozmak. Eritmek. Yavaş yavaş azaltmak. Azaltmak. Yontmak.

Whittle down : Bozmak. Azaltmak. Yontmak. Azar azar azaltmak. Yavaş yavaş azaltmak.

Whittle off : Yavaş yavaş azaltmak. Bozmak. Tüketmek. Eritmek.

Whittle : Bıçakla oymak. Yontmak. Yonta yonta ufaltmak (tahta parçasını vb). Bıçakla kesmek. Zıbın. Azaltmak. İri bıçak.

Whittled : Yontmak. Yontulmuş. Bıçakla kesmek.

Whit sunday : Hamsin yortusu. Paskalyadan sonraki yedinci pazar.

Tu whitt : Baykuş sesi.

Whittlers : İşi gücü olmayan. Oyan. Azaltan. İçini çıkaran. Kesen. Kesimci. Kabuğunu çıkaran. Soyan. Yontan. Düşüren.

Whittler : İşi gücü olmayan. Kabuğunu çıkaran. Vakit öldüren. Oyan. Soyan. Miminize eden. Kesimci. İçini çıkaran. Yontan. Kesen.

İngilizce Whittles Türkçe anlamı, Whittles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Whittles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go : Koyulmak. Devrolunmak. Yayılmak. Erişmek. Deneme. Yok olmak. Girişim. Uymak. Geçmek. Götürmek.

Fair : Yurtiçi ya da dışı ticareti geliştirmek amacıyla düzenlenen ve yerli ve/veya yabancı firmaların mallarının belli süreler içinde sergilendiği büyük ticari merkez. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirli sürelerle geçici olarak kurulan sergi niteliğindeki büyük satak. herhangi bir kentte yılın belirli zamanlarında kurulmakta olan ve genel olarak o ülkeye ya da bölgeye ilişkin yapım ve üretim nesnelerini kapsayan, sergileyen büyük satak. Dürüst. Fuar. Adaletli. Üretici ve yapımcı mallarının çoğunluğa gösterilmesi amacıyla değişmeyen, genellikle önemli tecim ve tarım kuruluşlarının bulunduğu yerlerde belirli sürelerle sergilendiği geçici satak. Kermes. Sergili satak.

 

Whittling : Yongalama. Yontma. Çakı ile kesme.

Chisels : Kazıklamak. Oymak. Tornavida. Dolandırmak. Sızdırmak.

Fine down : Aşınmak. Arıtmak. Berraklaştırmak. Sivriltmek. İncelmek. İnceltmek.

Communicate : Geçirmek. Dertleşmek. Tebliğ etmek. İletişime geçmek. Bağlantılı olmak. İletmek. İçini dökmek. Bildirmek. Haberleşmek. Temasa geçmek.

Intercommunicate : Birbiriyle haberleşmek.

Hackle : Keten tarağından geçirmek. Horozun boynundaki uzun tüyler. Boyun tüyleri. Keten tarağı ile taramak. Parçalamak. Parçalanmak. Yontulmak. Keten ve kendir tarağı. Keten tarağı.

Knife : Tığ. Bıçak. Arkadan vurmak. Kesmek. Yumuşak maddeleri kesmekte kullanılan aygıt. Çakı. Boya bıçağı. Bıçaklamak.

Chiseling : Taraklama. Oymak. Yontma. Pürüzlendirme. Kazıklamak. Dolandırmak. Sızdırmak. Kesme işlemi.

Whittles synonyms : babygro, hackled, chipped, chiselling, faired, drove, whittled, whittle, chip, chisel, sound, cuts, cut, knifes, creeper, hacked, fine away.

Whittles zıt anlamlı kelimeler, Whittles kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.