Wideeyed türkçesi Wideeyed nedir

Wideeyed ingilizcede ne demek, Wideeyed nerede nasıl kullanılır?

Wide angle : Geniş açılı. Büyük açı. Geniş açı.

Wide angle beam : Gölgeleri yokeden, geniş bir oyluma yayılan ışın. Geniş (açılı) ışın. Açısı 45-90° olan ışın demeti. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Wide angle floodlight : Merceksiz, ve ışığı çok geniş bir alana yayarak gölgeleri yok eden aynalı ışıklama aygıtı. Geniş açılı ışıldak. Geniş bir alanı aydınlatan ışıldak.

Wide angle lens : Geniş açılı lens. Geniş açılı mercek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geniş açı objektif. Geniş açılı objektif. Odak uzunluğu olağandan kısa olan, olağan mercekten daha geniş bir görüş alanını kapsayan, özellikle dar bezemler içinde çalışıldığında kullanılan mercek çeşidi.

Wide angle lighting fitting : Işığı geniş bir oylum açısı içine yollayan ışıklık. Yayıcı ışıklık.

Wide area information server : Birinde merkezi dizin araması yaparak birçok sunucu arasında dağınık veri tabanlarından bilgi ararken odaklanma sağlayan internet sistemi. Geniş alan bilgi sunucusu.

Wide area information systems : Geniş alan bilgi sistemleri.

Wide awake : Açıkgöz. Sak. Ayık. Cin gibi. Kurnaz. Uyanık. Tamamen uyanık.

 

Wide area : Geniş coğrafya.

Wide brimmed hat : Geniş kenarlı şapka.

İngilizce Wideeyed Türkçe anlamı, Wideeyed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wideeyed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute : Saf, karışım göstermeyen, temiz, absolü. Mükemmel. Mutlak. Absolüt. Sade, saf, tam, karışımsız olan, absolüt. Müstakil. Kayıtsız şartsız. Muhakkak. Katışıksız.

Blamelessly : Masumca. Kusursuz bir şekilde. Lekesizce. Kusursuzca. Kabahatsiz. Alnı açık bir şekilde. Suçsuz. Kabahatsiz olarak. Suçsuzca.

Agape : Kutsal sevgi. Şaşırmış. Şaşırıp kalmış. Afallamış. Hayretten ağzı açık kalmış. Sevgi. Ağzı açık kalmış. Muhabbet. Merhamet.

Artless : Hünersiz. Açıksözlü. Kültürsüz. Beceriksizce yapılmış. Sade. Hilesiz. Yalın. Saflık. Yapaylıktan uzak.

Axenic : Yabancı maddeler bulaşmamış. Yabancı maddelerle bulaşmamış. Yabancı madde bulaşmamış. Aksenik. Kirlenmemiş. Bozulmamış.

Deceivable : Kolay aldatılan. Kolay kandırılan.

At a loss : Afallamış. Şaşırmış halde. Zararına (satış). Şaşırmış. Zararla. Ne yapacağını bilmez halde zararla. Ne yapacağını bilemez halde. Zararına. Şaşırmış bir durumda.

Incorrupt : Onurlu. Tertemiz. İffetli. Mükemmel. Katışıksız. Ahlaklı. Ahlaken bozulmamış. Şerefli.

Cherubical : Güzel. Melek gibi.

Addle pated : Kafasız. Sersem.

Wideeyed synonyms : array, confiding, chastest, as white as driven snow, clean, befuddled, addlepated, born yesterday, crimeless, incorrupted, bemused, dove like, clearest, guiltless, bepuzzled, country bumpkin, all abroad, blameless, chaster, chaste, addled, harmless, at sea, candid, addle headed, at an end, addle brained, astonished, cleanest, immaculate, have nothing on, credulous, aback.