Window dressing türkçesi Window dressing nedir
- Bilançoyu şişirme.
- Bilançonun makyajlanması.
- Gösteriş.
- İktisat alanında kullanılır.
- Bilançoların finansal ayarlamalarla yapay bir biçimde iyileştirilmesi ya da şişirilmesi durumu.
- Bilanço süslemesi.
- İşletmenin durumunu dışarıya karşı iyi göstermek için hesaplarda yapılan şişirme.
- Özellikle bankaların kredi vermekten vazgeçmeleri durumu.
- Vitrin.
- Vitrin dekorasyonu.
- Vitrin düzenlemesi.
- Vitrin dekoru.
- Vitrinleme.
- Göz boyama.
Window dressing ingilizcede ne demek, Window dressing nerede nasıl kullanılır?
Window : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Radarı şaşırtmak için uçaktan saçılan mermi. Cam. Pencere menüsü. Camekan. Bir şeyi yapmak için elverişli zaman bölümü. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Gösteriş. Pencere. Vitrin.
Dressing : Sargı. Giyme. Düzleme. Pansuman. Gübre. Dolma harcı. Giyinme kuşanma. Giyinme. Salata sosu. Terbiye.
Window and help : Pencere ve yardım.
Window arranging : Pencere düzenleme.
Window bar : İspanyolet. Pencere çubuğu.
Window blind : Panjur. Pencere storu. Güneşlik.
İngilizce Window dressing Türkçe anlamı, Window dressing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Window dressing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Shop window : Mağaza vitrini. Camekan. Mağazanın gösteri penceresi.
Showcase : Camekan. Vitrine ya da camekana koymak. Camlı dolap. Vitrine çıkarmak.
Blazon : Kaplamak (göze çarpan bir şeyle). Teşhir etmek. İlan etmek (göze çarpan bir şekilde). Armacılık. Uygun bir dille söylemek. Arma çizmek. Parlatmak. Ongun. Renklerle süslemek.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Bravado : Kabadayılık. Budalaca cesaret. Cesaret gösterisi. Cüret. Kurusıkı atma. Meydan okuma.
Airs : Kurum. Caka. Fiyaka. Havalar. Hava. Çalım. Özel.
Blazons : İlan etmek (göze çarpan bir şekilde). Ongun. Teşhir etmek. Arma çizmek. Parlatmak. Arma. Uygun bir dille söylemek. Sergilemek. Donatmak (göze çarpan bir şeyle).
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Show window : Mağaza camekanı. Pencereyi göster. Sergi. Mağaza vitrini.
Window dressing synonyms : ability to pay principle, blazoned, abnormal budget, affectations, showcases, window display, pitches, blazoning, display window, a pass through certificate, showcasing, appearance, a shift in supply, shopfront, eyewashes, glass case, demonstrating, shopwindow, storefront, a type mutual funds, designating, show glass, a change in supply, display case, affectation, eyeservice, china cabinet, a shift in demand, eye wash, a group shares, a shift in individual demand, bravados, a change in individual demand.

Bu kısımda Window dressing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Window dressing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Window dressing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Window dressing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.