Windrow türkçesi Windrow nedir
- Küme.
- Bir dizi haline rüzgar tarafından sürüklenen saman veya yapraklar.
- Figüre.
- Üst üste yığmadan önce çabuk kuruması için dizilen kuru otlar.
- Gereç yığını.
Windrow ingilizcede ne demek, Windrow nerede nasıl kullanılır?
Windrowing : Yığma. Kümeleme.
Windrows : Rüzgar dizileri. Üst üste yığmadan önce çabuk kuruması için dizilen kuru otlar. Bir dizi haline rüzgar tarafından sürüklenen saman veya yapraklar.
Windriver : Çeşitli alanlarda kullanım için sofistike ve entegre programlar geliştiren yazılım şirketi (tıp, havacılık, telekomünikasyon, internet, vb.).
Wind around : Etrafına dolamak. (yol) kıvrılıp durmak.
Wind back : Geri sarmak.
Wind chill factor : Rüzgarın soğutma etkisi. Görünürdeki sıcaklıkla ilgili olarak bir gösterge sağlamak için rüzgarın sıcaklık üzerindeki etkisini hesaba katan endeks.
Wind chimes : Rüzgar çanları.
Wind cone : Rüzgar tulumu. Vinsak. Yel yöngeli. Rüzgar konisi. Yel tulumu.
Wind borne : Rüzgarla taşınan. Rüzgar taşıması. Rüzgar tarafından dağıtılan. Yel tarafından dağılmış.
Wind bound : Rüzgarın uygun olmamasından dolayı limandan çıkamama.
İngilizce Windrow Türkçe anlamı, Windrow eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Windrow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Clearstory : Yükseltilmiş çatı bölmesi. Göz seviyesinin üzerinde yüksek pencere. Pencere ve vantilatörlü. Üstkat. Işığın içeri girmesine olanak sunmak için pencereleri olan bir iç duvarın en üst kısmı. Bir katedralin içerisindeki üst duvarlar ve pencereler dizisi (mimari). Üst düzey penceresi. Tren vagonlarında. Pencereli üst kısım.
Dormer : Mahya feneri. Taban direği. Çatı penceresi. Tavan penceresi.
Mullion : Pencere tirizi. Kapı-pencere ayırma dikmesi. Kayıt-dikme (kapı-pencerelerde). Tiriz. Tirizlerle ayırmak. Pencere bölmesi.
Dormer window : Arnavut bacası. Mahya feneri. Dam penceresi. Arnavutbacası. Çatı penceresi. Çatı katı penceresi.
Clump : Ayakkabı pençesi (kalın). İndirmek. Ağır ağır atılan adımların sesi. Sert adım sesi. Yığmak. Ağır adımlarla yürümek. Kümeye eklemek. Grup. Kümelemek.
Cluster : Demet. Kümelemek. Türküm. Kluster. Bir araya getirmek. Bir araya gelmek. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Toplamak. Salkım.
Shop window : Vitrin. Mağazanın gösteri penceresi. Mağaza vitrini. Camekan.
Framework : Kafes. Karkas. İskelet. Taslak. Kadro. Çatı. Yapı. Bir iş, eylem ya da uygulamanın kuramsal ve denenceli çerçevesi, bk. kuram. Çerçeve. Sistem.
Casement window : Kanatlı pencere.
Display window : Vitrin. Mağaza vitrini. Camekan.
Windrow synonyms : motorcoach, storm sash, louvered window, passenger vehicle, pivoting window, double hung window, banks, oeil de boeuf, rose window, clamps, jitney, rosette, omnibus, aggregations, windowpane, agglomerations, window sash, skylight, picture window, edifice, transom, car window, auto, transom window, bank, bus, opening, fanlight, autobus, assemblage, window glass, jalousie, sliding window.
Windrow zıt anlamlı kelimeler, Windrow kelime anlamı
Man : Adam. Erkek. Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. İnsan. Adam yerleştirmek. Adamla donatmak. Adam atamak. Adam vermek. Belirli bir iş için yeterince insan olmak.
Windrow ingilizce tanımı, definition of Windrow
Windrow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A row or line of hay raked together for the purpose of being rolled into cocks or heaps. To arrange in lines or windrows, as hay when newly made.

Bu kısımda Windrow kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Windrow ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Windrow anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Windrow ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.