With young türkçesi With young nedir
With young ile ilgili cümleler
English: That singer is very popular with young people.
Turkish: O şarkıcı genç insanlar arasında çok popüler.
English: The movie is popular with young people.
Turkish: Film genç insanlar arasında popüler.
English: Our showroom made a hit with young ladies.
Turkish: Sergi salonumuz genç bayanlarca çok sevildi.
English: The profane language used on network television makes many parents with young children not want to subscribe to cable.
Turkish: Ağ televizyonda kullanılan saygısız dil küçük çocuklu ebeveynlerin kabloluya abone olmayı istememelerine sebep oluyor.
English: That song is very popular with young people.
Turkish: O şarkı gençler arasında çok popüler.
With young ingilizcede ne demek, With young nerede nasıl kullanılır?
With : Birlikte. Beraberinde. -e karşın. Beraber. İle beraber. İle ilgili. Sayesinde. -la. Nedeniyle. Canlı.
Young : Taze. Yeni. Gençlik. Hayvan yavrusu. Gençler. Döl. Yavru. Genç. (hayvan) yavru. Küçük.
With a bad grace : Gönülsüz olarak. Zorlama bir şekilde. İsteksizce. İçinden gelmeden. Gönülsüzce. İstemeyerek. İçten olmadan. İsteksiz şekilde.
With a bang : Beklenmedik bir şekilde. Aniden. Çok etkileyici biçimde. Ansızın. Çok iyi bir biçimde. Birdenbire.
With a beard : Sakallı.
With a beautiful voice : Bülbül gibi.
İngilizce With young Türkçe anlamı, With young eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak With young ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Heaviest : Ağır. Üzücü. Ağdalı. En kalın. Baygın. Aşırı. Şiddetli. Baskın. En ağır.
Pregnant : Anlamlı. Anne adayı. Yaratıcı. Verimli. Semereli. Bebek beklemek. Karnı burnunda.
Family : Şecere. Soy. Küme. Çocuklar. Evlilik ve kan bağına, başka deyişle karı-koca, ana-baba-çocuklar, kardeşler vb. arasındaki ilişkilere dayalı olan bir toplum çekirdeği. Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği birlik anlamında kulandan bir terim. canidae: köpekgiller familyası gibi. Erkeğin ve kadının çocuklarıyla oluşturdukları, iş bölümüne dayalı, küçük (çekirdek) ve büyük ya da dar ve geniş aile gibi tipleri olan toplumsal ve ekonomik temel birlik, a. bk. büyük aile, küçük aile. Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği grup anlamında kullanılan terim. Fasile. Ev halkı.
Expectant : Ümitle bekleyen. Bebek bekleyen. Bekleyen. Sabırsızlanan. Umutlu. Miras beklentisi olan kimse. Uman. Ümitli.
Impregnated : İçirilmiş. Döllendirilmiş. Emprenyeli. Doygun. Emprenye. Emdirilmiş. Döllenmiş. Emprenye edilmiş. Emdirik.
Expecting : Ağırayak. Çocuk bekleyen.
Enceinte : İleri gebelik. Etrafı çevrili saha.
With young synonyms : gravid, preggers, with child, in the family way, big with child, in pod, gone, big with, heavier, gestational, parturient, fecundated.

Bu kısımda With young kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede With young ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce With young anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz With young ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.