Without permission türkçesi Without permission nedir

  • İzin alınmaksızın.
  • İzinsiz.
  • İzin almaksızın.
  • Destursuz.
  • Onay olmadan.
  • Önceden sormadan.
  • Rıza olmadan.
  • Yetki olmadan.
  • Yetkisiz.

Without permission ile ilgili cümleler

English: Don't enter the room without permission.
Turkish: Odaya izinsiz girme.

English: He entered my room without permission.
Turkish: İzinsiz olarak odama girdi.

English: I've been trying to explain to Tom that he can't keep coming in here without permission.
Turkish: Tom'a izin almadan buraya gelmeyi sürdüremeyeceğini açıklamaya çalışıyorum.

English: Hackers break into computers without permission.
Turkish: Bilgisayar korsanları bilgisayarlara izinsiz girerler.

English: I should've known better than to use Tom's bicycle without permission.
Turkish: Tom'un bisikletini izinsiz kullanmamayı bilmeliydim.

Without permission ingilizcede ne demek, Without permission nerede nasıl kullanılır?

Without : Dıştan. Onsuz. O olmadan. -sız. Hariç. Meksizin. Haricen. Olmaksızın. Dış. -meksizin.

Permission : Müsaade. Ruhsat. Uygun görme. Destur. İzin. İcazet. Yetki. Mezuniyet.

Duration of without permission translation : Bir dilden başka bir dile yapılacak izinsiz çeviri için yasalarda belirtilen süre (5846 sayılı yasamıza göre bu süre 10 yıldır; bak. mad. 28). İzinsiz çeviri süresi.

 

Printed work without permission : İzinsiz çoğaltılan yapıt. İyesinin izni alınmadan çeşitli yollarla çoğaltılan yapıt.

Without a break : Mola vermeden. Durup dinlenmeden. Ara vermeden. Durmaksızın.

Without a care in the world : Tasasız. Dünya yıkılsa umurunda değil.

İngilizce Without permission Türkçe anlamı, Without permission eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Without permission ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unordained : Vasıfsız. Resmi olmayan. Atanmamış. Diplomasız. Yetersiz.

Incompetent : Na-ehil. Kabiliyetsiz. Yetersiz. Beceriksiz (kimse). Beceriksiz. Eksik. Gereken yetenekte olmayan. İstidatsız. Ehliyetsiz.

Unlawfully : Yasadışı bir şekilde. Kanunsuz olarak. Hukuka aykırı olarak. Kanunsuz bir şekilde. Yasadışı. Kanunsuzca.

Nonaccess : Girme izni olmayan. Erişimi olmayan. Erişimsiz.

Licenseless : Ruhsatsız. Ehliyetsiz. Lisansı olmayan.

Absent without leave : İzinsiz olarak gelmeyen. Tekrar dönmek üzere görev yerinden izinsiz olarak ayrılmış olan. İzinsiz olarak işbaşında bulunmayan. İzinsiz ayrılan. İzinsiz ayrılmış. Asker kaçağı. Kaçak asker. Firari. İzinsiz gaybubet.

Verboten : İzin verilmeyen. Kanunen yasaklanmış. Yasaklı. (almancadan) yasak. Yasak (alm). Yasaklanmış.

Warrantless : Yetkilendirilmeden. Yetki belgesi olmayan. Belgesiz. Garantisiz. Yetki belgesi olmadan.

Unauthorised : Resmi olmayan. Ruhsatsız. Gayri resmi. Onaylanmamış. Salahiyetsiz. Lisanssız. Yasadışı (ayrıca unauthorized). Yasak.

Forbidden : Men edilmiş. Memnu. Yasaklanmış. Yasak.

Without permission synonyms : uncommissioned, unsanctioned, unaccredited, unauthorized, unjustified, incompetents, unchartered.