Women türkçesi Women nedir

Women ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't like women who drink a lot.
Turkish: Ali çok içen kadınları sevmez.

English: Ali comes from a culture where women artificially color their lips and put holes in their earlobes.
Turkish: Ali dudaklarını yapay olarak boyayan ve kulak memelerini delen kadınların bulunduğu bir kültürden geliyor.

English: Ali doesn't like women who wear way too much make up.
Turkish: Ali çok makyaj yapan kadınları sevmez.

English: A women who doesn't criticize you anymore is a women who doesn't love you anymore.
Turkish: Artık sizi eleştirmeyen bir kadın, artık sizi sevmeyen bir kadındır.

English: Ali doesn't like to be kissed by women wearing lipstick.
Turkish: Ali ruj çalan kadınlar tarafından öpülmeyi sevmiyor.

Women ingilizcede ne demek, Women nerede nasıl kullanılır?

Women and children first : Önce kadınlar ve çocuklar. Öncelik kadınların ve çocukların.

Women international zionist organization : Uluslararası kadın siyonist organizasyonu. Kadın göçmenleri değişik alanlarda eğitmek için kurulan siyonist kadın organizasyonu (1920 yılında londra'da kurulan).

A women with a past : Geçmişi maceralı kadın.

The women of troy : Troy'un kadını. Euripides tarafından yazılan yunan oyunu.

 

Emancipation of women : Kadının erkek hakimiyetinden kurtulması. Kadınların kurtuluşu.

Evening vocational school for women : Akşam kız sanat okulu. Öğrenim çağını geçirmiş ya da bu çağda olmakla birlikte durumları gündüzün, uzun süreli bir öğrenim görmeye elverişli olmayan genç kız ve kadınlara temel eğitim yanında ev, aile ve meslek eğitimi veren kurs niteliğinde bir öğretim kurumu.

Men and women : İnsanlar.

Hadassah women : Hadassah amerikalı kadınlar siyonist örgütünün üyeleri. Hadassah kadınları.

Alderwomen : Belediye meclisi üyesi kadın. Kadın belediye meclisi üyesi.

Airwomen : Havacı kadın. Kadın havacı.

İngilizce Women Türkçe anlamı, Women eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Women ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sign : Simge. İşaret levhası. Artı, eksi, kökiki (karekök) +,-,(...), gibi işlemleri belirleyen biçimsel yazım. Bir şeyi belli etmek ya da başkalarından ayırmak için kullanılan biçim, çizgi ya da resim. Belgi. Belirti. İmza etmek. İm. Sözleşmeyle işe almak. Bulgu.

Flirt : Flört etmek. Kur yapmak. Fırlanmak. Fırlatmak. Sallanmak. Sallamak. Flört. Çıkmak. Fırlamak. Fıkırdamak.

Sylph : İnce ve zarif kız. Havada yaşayan peri. Tenek perisi. Hava perisi. İnce ve narin kız. İnce ve güzel kız. Güzel kız.

Miss : Hanım. Anlamamak. İsabet ettirememek. Iska. Kavramamak. Bayan (evlenmemiş). Özlem duymak. Gözden kaçırmak. Özlemek. Evli olmayan bayan.

Better half : Hayat arkadaşı. .

Grass widow : Kocasından ayrı yaşayan kadın. Boşanmış veya kocasından ayrı yaşayan kadın. Kocası geçici olarak bir yere gitmiş olan kadın. Kocası tarafından terk edilmiş kadın. Dul kadın. Şen dul. Kocası uzaktaki kadın. Kocasından ayrı yaşayan evli kadın.

 

Ex : Önceki. Olmadan. Tamamen. Sabık. Eski. Fazla. (yapmaktan) vazgeçmek. -sız. Siz. Silmek.

Ravisher : Alçak. Alçak kimse. Irza geçen kimse. Zorba. Irz düşmanı. Tecavüzcü.

Houri : Huri.

Minx : Fingirdek kız. Haspa. Sürtük. Arsız kız.

Women synonyms : mother figure, gravida, ex wife, fille, vamper, woman's body, sporting lady, preindication, mestiza, prickteaser, female person, dominatrix, ma'am, wac, wonder woman, geisha girl, bas bleu, shikse, yellow woman, ball buster, bedfellows, smasher, nymphet, bedfellow, girl, dish, widow, cyprian, woman, vamp, bawd, femininity, death knell.

Women zıt anlamlı kelimeler, Women kelime anlamı

Juvenile : Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol. Jüvenil. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol. Delikanlı. Juvenil. Genç erkek rolü. Çocuksu. Gençliğe ait. Yavru.

Male : Erkek fiş. Spermatozoonları meydana getirecek üreme sistemine sahip olan organizma. Erkek. Bay. Eril.

Husband : İdare etmek. Eş. Hayat arkadaşı. Efendi. Gelecek zamana kalması için kullanmamak. Refik. Erkek. İdareli kullanmak. Koca. Zevç.

Women antonyms : man, unwoven.

Women ingilizce tanımı, definition of Women

Women kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of Woman.