Yacking türkçesi Yacking nedir

  • Vır vır etmek.

Yacking ingilizcede ne demek, Yacking nerede nasıl kullanılır?

Yack : Kusmak. Önemsiz sohbet. Israrcı konuşmak. Çenesi düşmek. Car car konuşmak. Çenesi durmamak.

Yacked : Car car konuşmak. Çenesi durmamak. Kusmak. Israrcı konuşmak. Çenesi düşmek.

Yacker : Konuşan. Konuşkan. Sohbet eden. Ağzı laf yapan.

Yackety yak : Saçma sapan konuşarak lafı uzatma.

Yacks : Car car konuşmak. Çenesi durmamak. Çenesi düşmek. Kusmak. Israrcı konuşmak.

Yachters : Yat sahibi. Yatçı. Yatla seyahat eden.

Yacc : Yet another compiler compiler (bir başka derleyici). Unix sistemlerinde standart derleyici üreticisi olarak kullanılan bir bilgisayar yazılımı.

Yacht club : Yat kulübü. Yat klubü.

Yacht chair : Hafif iskemle.

Yacht race : Yat yarışı.

İngilizce Yacking Türkçe anlamı, Yacking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Yacking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Henpeck : Başının etini yemek. Vır vır etmek (kadının kocasına yapması). Dır dır etmek.

Fashioning : Uydurmak. Biçimlendirmek. Biçim verme. Yapmak.

Deficient : Gerekli olan. Açık. Zayıf. Yetersiz. Eksik. Noksan. Gerekli. Kifayetsiz. Eksik kalan. Güdük.

Cartography : Çeşitli amaçlara yönelik haritaların yapım yöntemi. Kartografya. Çizincilik. Kartografi. Yersel alanların ölçüm ve çizinlenmesiyle buna ilişkin işlem ve yordamları konu alan bilgi dalı. Haritacılık. Haritacılık sanatı ve uygulaması. Çizim bilimi.

 

Nagged : Başının etini yemek. Dırdır etmek. Vırlamak. Kafa ütülemek. Söylenip durmak. Kusur bulup durmak. Durmadan azarlamak. Daima kusur bulmak. Dırıltı etmek.

Unequal : Eş olmayan. Düzensiz. Eşitsiz. Eşit olamayan. Farklı. Oransız. Düzeysiz. Eşit olmayan. Yetersiz. Haksız.

Production : Gösteri. Bir oyunun bir yönetmen önderliğinde, yeterli sayıda çalışmadan sonra seyirci önünde oynanışı. Bilgisayar, coğrafya, iktisat, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Üretilen miktar. İmal. Yönetmenin bir tiyatro yapıtını anlamlı ve uyumlu bir biçimde sahneye koyma işleminin tümü. oyun düzeni, oyunculuk, dekor, giysi, donatım, ışıklama vb. öğelerin oyunun amacını gerçekleştirecek biçimde güzelduyusal bir bütünlüğe ulaşmasını gerektirir. Malların biçim ve bileşiminde değişiklik yaparak ekonomik anlam ve alanda yararlı sonuçlara varma. olumlu nitelikteki malların niceliğini çoğaltma, artırma. yapımsız ya da yarı yapımlı özdeği el, makine ile işleyerek kimyasal ya da fiziksel niteliğini değiştirme. ekme ya da dikme yolu ile yeni ürün sağlama. Eser. Mahsul. Ürün.

Inadequate : Yeterli değil. Liyakatsiz. Elverişsiz. Kıt. Yetersiz. Kifayetsiz. Noksan. Eksik.

Nag : Vırlamak. Ufak at. Başının etini yemek. Durmadan azarlamak. Kusur bulup durmak. Daima kusur bulmak. Kafa ütülemek. İhtiyar at. Söylenip durmak. Dırıltı etmek.

 

Devising : Düzenleme. Vasiyetle miras bırakma. Yapma. Bir şeyin olması işi.

Yacking synonyms : movie making, film making, mapmaking, moviemaking, henpecking, henpecks, wanting.

Yacking zıt anlamlı kelimeler, Yacking kelime anlamı

Adequate : Ehven. Elverişli. Yeter. Kafi. Kifayetli. Uygun. Münasip. Yeterli.

Inactivity : Tesirsizlik. Etkisizlik. Avarelik. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Durgunluk. Tembellik.