Nag türkçesi Nag nedir

  • Başının etini yemek.
  • Vırlamak.
  • İhtiyar at.
  • Dırdır etmek.
  • Durmadan azarlamak.
  • Vır vır etmek.
  • Daima kusur bulmak.
  • Ufak at.
  • Söylenip durmak.
  • Kusur bulup durmak.
  • Kafa ütülemek.
  • Dırıltı etmek.
  • Dırdırcı tip.

Nag ile ilgili cümleler

English: 'Madame Butterfly' is set in Nagasaki.
Turkish: 'Madame Butterfly' Nagasaki'de gösterimde.

English: Ali has grown accustomed to Mary's nagging.
Turkish: Ali Mary'nin dırdırına alışmaya başladı.

English: A bicycle race was held in Nagoya last year.
Turkish: Geçen yıl Nagoya'da bir bisiklet yarışı düzenlendi.

English: I don't mean to nag you.
Turkish: Sana dırdır etmek istemedim.

English: Ali has gotten used to Mary's nagging.
Turkish: Ali Mary'nin dırdırına alıştı.

Nag ingilizcede ne demek, Nag nerede nasıl kullanılır?

Nag at : Titizlenmek. Vıdı vıdı etmek. Başının etini yemek. Vıdı-vıdı etmek. Dırdır etmek. Başının etini yiyerek istemek. Sürekli olarak istemek.

Nag to death : Sürekli canını sıkmak. Çok fazla musallat olmak. Rahatsız etmek.

Nagana : Afrika’da trypanosoma brucei brucei veya t. congolense’nin neden olduğu sığır, at, koyun, keçi, köpek, domuz ve develere çeçe sinekleriyle taşınan, akut veya kronik seyirli, patojenitesi konak ve etkenin türü gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişen, anemi, ateş, zayıflama, köpek ve atlarda korneal opasite, sığırlarda yavru atma gibi belirtilerin görüldüğü hastalık. Uyku rahatsızlığı ile ilgili olan hastalık (veteriner patoloji). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Asalak bir kamçılı hayvan olan trypanosoma brucei'nin meydana getirdiği ve çeçe sineği (glossina morsitans) ile taşınan, kocabaş hayvanlarda görülen bir hastalık. Parazit bulaşmasının neden olduğu toynaklı hayvanları etkileyen hastalık (çeçe sineğinin neden olduğu). Nagana.

 

Nagasaki : Abd'nin ıı. dünya savaşı'nda ikinci atom bombasını attığı yer. Güneybatı japonya'da bir liman. Nagazaki.

Nagged : Kusur bulup durmak. Vır vır etmek. Dırıltı etmek. Durmadan azarlamak. Vırlamak. Söylenip durmak. Daima kusur bulmak. Kafa ütülemek. Dırdır etmek. Başının etini yemek.

Naggy : Asabi. Huysuz. Alıngan. Rahatsız olmuş.

Nagging : Durmadan hatırlatan. Azarlama. Dırdırcı. Kusur bulma. Can sıkıcı. Başının etini yiyen kimse ile ilgili. Rahatsız edici. Bıkıp usanmadan eleştiren. Dırdır. Dırdır eden.

Naggers : Dırdırcı. Dırdır eden kimse. Dırdırcı kadın.

Nagger : Dırdırcı kadın. Dırdırcı. Dırdır eden kimse.

Nagor : Batı afrikaya özgü antilop türü.

İngilizce Nag Türkçe anlamı, Nag eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nag ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bellyache : Karın ağrısı. Şikayet. Sızlanmak. Dırdır. Şikayet etmek. Vızıldamak.

Importune : Durmadan istemek. Tutturmak. Sıkboğaz etmek. Israrla istemek. Can sıkmak.

Go on : Konuşup durmak. Sürmek. Gitmek. İleri gitmek. Güvenmek. Davranmaya devam etmek (belirli bir şekilde). Geçmek (zaman). Devam etmek. Dayanmak. İlerlemek.

 

Bitch : Kevaşe. Rezil etmek. Orospu. Sevimsiz şey. Kafa şişirmek. Şikayet etmek. Karı. Hlk. dişi köpek. Cadı kadın.

Importuned : Can sıkmak. Sıkboğaz etmek. Israrla istemek. Tutturmak.

Kvetch : Alışkanlık haline gelmiş olan şikayet etmek. Sürekli şikayet etme. Şikayet etmeyi huy edinmiş insan. (sürekli) şikayet etmek. Sürekli şikayet etmek.

Beef about : Yakınmak. Şikayet etmek.

Kick : Yakınmak. Vuruş. Vazgeçmek. Geri tepmek. Bir oyuncunun topu ayağı ya da kafası ile herhangi bir arkadaşına, kaleye ya da alan dışına göndermesi. Tepinmek. Tekme atmak. Ayak ile vurmak. Çitme atmak. Bırakmak.

Henpecks : Dır dır etmek. Vır vır etmek (kadının kocasına yapması).

Nag synonyms : quetch, hen peck, be at somebody, pestered, pester, blabbers, carped, badgers, badgered, nags, yacking, worry, blabbered, groused, blabber, bellyaches, girns, nag at, grouch, vex, grousing, sound off, carp, grouses, keep on someone, pesters, earbash, complain, henpeck, plain, importuning, importunes, grouse.

Nag zıt anlamlı kelimeler, Nag kelime anlamı

Cheer : Keyiflendirmek. Sevinçle bağırmak. Bağırarak ya da alkışlayarak yüreklendirmek. Bağırış. Yardım etmek. Neşe. Cesaretlendirmek. Neşeli sesler çıkarmak. Destekleyici şekilde bağırmak. Avutmak.

Reassure : Moral vermek. Rahatlatmak. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermek. Sigortayı yenilemek. Güvenini tazelemek. Tekrar güven vermek. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermeye çalışmak. Tekrar sigortalamak. Güvence vermek. Yeniden güven vermek.

Nag ingilizce tanımı, definition of Nag

Nag kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, any horse. A pony. To fret pertinaciously. To annoy. To tease in a petty way. To scold habitually. A small horse.