Nag to death türkçesi Nag to death nedir

  • Rahatsız etmek.
  • Sürekli canını sıkmak.
  • Çok fazla musallat olmak.

Nag to death ingilizcede ne demek, Nag to death nerede nasıl kullanılır?

Nag : Dırdırcı tip. Vır vır etmek. Dırdır etmek. Dırıltı etmek. Durmadan azarlamak. Kusur bulup durmak. Vırlamak. İhtiyar at. Başının etini yemek. Daima kusur bulmak.

To : Ye. İla. Oranla. E doğru. -e göre. Karşı. İle. Arasında. E. Kadar.

Death : Helak. Katil. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir canlının beyin, solunum ve dolaşım faaliyetlerinin dönüşümsüz olarak durması, tüm organ ve dokularındaki hücrelerin fiziksel ve kimyasal etkinliğini kaybetmesi nedeniyle yaşamın sona ermesi, eksitus, mors. Azrail. Yıkım. Fevt. Ölüm. Ölme. Canlılarda yeniden başlamamak üzere bütün hayati olayların son bulması. mortalite.

To death : Aşırı derecede. Ölümüne (aşırı derecede). Ölüme. Ölümüne.

Be frightened to death : Ödü patlamak. Ödü kopmak.

Condemn to death : Ölüm cezasına çarptırmak. İdama mahkum etmek.

Condemned to death : İdamlık. İdam cezası ile cezalandırılan. İdama mahkum. Ölüm cezası verilmiş olan.

Bleed to death : Kan kaybından ölmek.

Bleeding to death : Kan kaybından ölmek.

Doom to death : Ölüme mahkum etmek.

İngilizce Nag to death Türkçe anlamı, Nag to death eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Nag to death ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Badger : Porsuk. Etçiller (carnivora) takımının, sansargiller (mustelidae) familyasından, 70 cm kadar uzunlukta, 17 cm kadar kuyruğu olan, kısa ve kalın bacaklı, kış uykusuna yatan, avrupa ve asya’ da yaşayan bir tür. Üstelemek. Yakasına yapışmak. Taciz etmek. Rahat vermemek. Yakasını bırakmamak. Hiç rahat bırakmamak.

Baited : Tuzak. Rahatsızlık verilmiş. Olta yemi. Baştan çıkarılmış. Yem takmak. Kandırılmış. Rahatsız edilmiş. Cezp edilmiş. Canı sıkılmış.

Bothers : Canını sıkmak. Dert vermek. Sinir etmek. Rahat vermemek. Sıkmak. Takmak. Baş belası olmak. Üzülmek. Can sıkmak. Musallat olmak.

Bug : Canını sıkmak. Meraklısı. Uyuz etmek. Saplantı. Yanlış. Aptalca ya da geçici heves. Gizli mikrofon. Kızdırmak. Gizli mikrofon yerleştirmek. Merak.

Ail : Rahatsız olmak. Zayıflamak. Sıkmak. Hastalanmak. Hasta olmak. Güçsüzleşmek. Sıkıntıya sebebiyet vermek. Sıkıntıya sebep olmak. Sıkıntıya neden olmak.

Annoy : Taciz etmek. Can sıkmak. Huzursuz etmek. Gıcık etmek. Rahatını kaçırmak. Sinirlendirmek. Kızdırmak. Canını sıkmak. Sinirini bozmak.

Annoys : Can sıkmak. Sinir etmek. Sinirlendirmek. Dalına basmak. Sinir bozmak. Sataşmak. Huzursuz etmek. Canını sıkmak. İzaç etmek.

Bite : Acımak. Sokmak. Lokma. Sızlamak. Yakmak. Yemek. Yakmak (soğuk). Isırmak. Kavramak. Oltaya gelmek.

Bother : Sıkıntı. Sıkıntı vermek. Canını sıkmak. Sıkmak. Dert. Dert vermek. Can sıkmak. Zahmet. Daraltmak.

Besiege : Çevirmek. Bunaltmak. Başına üşüşmek. Çevresini sarmak. Dört bir yandan sarmak. Muhasara etmek. Rahat vermemek. Kuşatma altına almak. Sıkıştırmak. Kuşatma altında tutmak.

Nag to death synonyms : ailed, badgers, badgered, bothering, badgering, bait.