Yahudisevmezlik nedir, Yahudisevmezlik ne demek

Yahudisevmezlik; Sosyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Bir ülke halkına genel olarak tanınmakta olan toplumsal ve yasal haklardan Yahudi kökenli yurttaşların yararlanmasına sözle ya da eylemle karşı koyma. 2-Genel olarak: Yahudilerin azınlık olarak bulundukları toplumlarda Yahudi ekininin o toplumun gönencine aykırı olduğu gerekçesiyle aşağılanması.

Yahudisevmezlik anlamı, kısaca tanımı

Yahu : "Hey, bana bak, baksana" anlamlarında bir seslenme sözü. Cümlede rica anlamını pekiştirmek için kullanılan bir söz. Üzerine dikkati çekmek için söylenen söze katılan bir kelime

Yahudi : Hz. Musa'nın dinine bağlı olan kimse, Musevi, semitik.

Yararlanma : Yararlanmak işi, faydalanma.

Aşağılanma : Aşağılanmak durumu, tezellül.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

Tanınmak : Kim veya ne olduğu bilinmek. Hukuki yönden varlığı kabul edilmek. Herhangi bir özelliği ile bilinmek.

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

Tanınma : Tanınmak işi.

Gerekçe : Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.

 

Yurttaş : Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri, vatandaş.

Azınlık : Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar, azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı. Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk, ekalliyet. Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu.

Halkın : Leğen.

Haklar : Hukuk (karş. töre).

Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.

Aykırı : Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.

Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

Aşağı : Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

Diğer dillerde Yahudisevmezlik anlamı nedir?

İngilizce'de Yahudisevmezlik ne demek ? : antisemitism