Yanılgı sınırları nedir, Yanılgı sınırları ne demek

Yanılgı sınırları; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Bir örnekleme dağılımında gözlemlerin yüzde olarak taşıdığı yanılgı payının alt- üst sınırları.

Yanılgı sınırları anlamı, tanımı

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası

Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.

Yanıl : Kırmızı, pembe, pembeleşmiş. Kulakları sarı ya da kahverengi keçi. [Bakınız: yanal, yanal].

Sınır : İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

Yanılgı : Yanılma durumu. Yanlışı doğru veya doğruyu yanlış sanma, hata. Yanlış davranış. Bir sanatla, bir bilimle ilgili kuralların gereği gibi uygulanmayışından doğan sonuç.

Örnekleme dağılımı : Bir evrenden seçilerek alınan belli sayıdaki örneklere ilişkin sayılama sonuçlarının bağıntılı sıklık dağılımı. Bir örneklemdeğerin ya da bir örneklemdeğerler kümesinin belli bir örnekleme yöntemine göre seçilmiş tüm olası örneklemlerdeki dağılımı. Bir tahmin edicinin örnek uzayında aldığı değerlerin göstermiş olduğu dağılım. Sınırlı sayıda gözleme dayalı bir örnekte bulunmuş değerlere dayanarak anaevrene ilişkin kestirimler yapıldığında yanılgı olasılığını saptamak üzere başvurulan sayılgılı ya da kuramsal dağılım.

 

Yanılgı payı : Bir örnekleme dağılımında gözlemlerin evrendeğerlere göre sapmalarının oransal sınırı, bk. örnekleme yanılgısı.

Örnekleme : Örneklemek işi.

Bir örnek : Aynı biçimde olan.

Üst sınır : E tikel sınırlı kümesinin bir A altkümesi verildiğinde, her için bağıntısını gerçekleyen öğesi. . Anlamdaş. büyültke. a. bk. sınır I. Değişebilen bir niceliğin varabileceği en yüksek sınır.

Örneklem : Bir araştırmada bütünü anlamak için bütünden seçilen araştırma tekniklerinin uygulanacağı grup.

Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

Gözlem : Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.

 

Dağıl : Toz kaldırarak esen rüzgâr.

Örnek : Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.

Payın : Ana arktan ayrılan küçük su yolu. Arktan tarlalara kaçan su. [Bakınız: payınt]. Sürekli nemli olan tarla.

Yüzde : Herhangi bir işte aracı olan kimseye, görevinin karşılığı olarak belli bir hesaba göre verilen ücret, yüzdelik. Herhangi bir sayı ile kullanıldığında yüze bölünen bir şeyin o kadarlık parçasını belirten bir söz.

Diğer dillerde Yanılgı sınırları anlamı nedir?

İngilizce'de Yanılgı sınırları ne demek ? : limits of error